Yaşam hakkı

Mustafa BAKIR

Sarıyer’de yaşamak zordur arkadaş önce paran olacak biraz da arkan. Hadi olmadı birde dayın…

Spor mu yapacaksın? Paran varsa paralı tesisiler emrinizde. Parası da hatırı sayılır…
Asgari ücretle gitmeye kalk yıllık en az beş maaş…
Hadi çocuklara tenis, yüzme öğretelim dersen gitti bir yılık maaş .
Çocuk dedik ya, akılıdır bizim çocuk. Yollayalım bir dershaneye sakın deme yandığının resmidir.
Gönder okula ne çıkarsa bahtına, zekiyse zaten kazanır der parası olan parasıza…
Yaz gelse de deriz ya bazen. Gelse ne olacak? plajlara git on lira… Kum, deniz… Ortalık köhne, pis! Paran varsa özel tesisler şezlonga kadar servis, her yer tertemiz, ha Antalya ha Sarıyer, güneşte çok mu kaldın yandın ağam yandın. Şimdi uğraş akşam akşam hastanelerde çocuk doktoru yok, beyin cerrahı yok falan filan… Anlayacağınız bir doktor, bir hemşire al sana devlet hastanesi. Çık oradan geç Acıbadem’e… Beş yıldızlı otelden bozma sanki. Ver parayı pervane doktorlar her branştan vallahi…
Kış mı geldi? Evsiz misin? Sen Metin Oktay’da yat geceleri. Gaipten sesler gelir, smaç, goool sesleri.  Hadi uyuyabilirsen uyu. Neyse dışardan iyidir en azından spor kompleksi…
Eskiden al eline mangalı çık kırlara tam diyecektim o da paralı oldu. Adı da kendin pişir kendin ye. Fakat parada vermeyi unutma. Çocuğunu sakın parka da götürme, parkı yapmışlar lunapark çocuk yetinir mi salıncakla. “Anne jeton al” sesleri. Ana da dayanamaz artık birkaç jetondan sonra oğlum son ekmek parası kaldı ağla be velet seni ağlatan anan mı yoksa bu sosyal anlayış mı? Daha da sayacaktım da bunu okurken bir o kadarda sizin kafanızdan geçenleri de bu sayfalardan sayalım olmaz mı?

Sarıyer’de yaşayacaksan paran olacak arkadaş paran… Yoksa dışarıya çıkma diyeceğim lakin o da para değil mi? Sosyal anlayış, demokrasi falan derken bunların atası olan yaşam hakkı bertaraf olmuş.  Sosyalliği düşünmeyen, yaşamayan, yaşamak istediğinde para engeline takılan toplum haber izlemez, gazete okumaz, kitap okumaz, tiyatroya-sinemaya gitmez, güzel sanatlarla ilgilenmez daha önemlisi bu ülkede ne oluyor, neredeyiz, nereye gidiyoruzu da anlamaz, idrak edemez. Gelişimden uzak kendi kabuğunda bir toplum olur. Sabah-akşam iş, yat, uyu üretenden çok tüketen olursa toplum yerinde sayar. Sosyal insanlar da bunun tam tersi olur. Kendi derdine düşen bir toplum olmaktan ancak yaşam hakkı içerisinde yaşamın güzelliklerini yaşamakla olur. Para dedik ya baştan tek isteğimiz sanırım şudur; her kesilen vergi bize hizmetle olmalı ve bu hizmette bedelsiz olmalı. Aldığını vermek ancak böyle olur. Verdiğini almaksa sadece Allaha mahsustur.

İlk yorum yazan siz olun