Uçurumun kenarında dans

Sarıyer MANŞET

  GÜROL BAĞCI / SARIYER MANŞET GAZETESİ 

İkinci etapta yapılan nokta transferler sonrasında takımın ortaya koyduğu futbola baktığımızda keşkelerle dolu bir sürü cümle kurmadan edemiyor insan.


Haftalardır olumlu futbol oynamaya çalışan bu takım bir takım şansızlıklarla kaybettiği puanlarla uçurumun dibine kadar geldi ve küme düşmenin soğukluğunu iliklerine kadar hissetti. İşte o an camia birlik olması gerektiğini hatırladı ve içeride, dışarıda takımına sahip çıkarak camia olarak elbirliği ile uçurumun kenarından döndük, her hafta birer ikişer yukarıya tırmanmaya başladık.

Bu başarıda bana tüm camianın birleşmiş olması çok sevindirici olsa da oyuncuların takım olma yolunda büyük gayretlerini görmezden gelemeyiz. Kendi sahamızda Konya Şeker ve Eyüpspor maçları ile deplasmanda oynadığımız Alanyaspor maçlarının skorunun 1-0 olması maçı izlemeyen kişileri endişelendirmesin. (Alanyaspor ile bundan evvel oynadığımız beş karşılaşmada tek bir galibiyetimiz olmadığını hatırlatırım) Takım belki çok gol atamıyor ama kolay da gol yemiyor. Ara transferlerle güçlendirilen savunmamızda hala en zayıf halka Emrah Umut. Sol bek mevkide oynayan Kaptan Serkan ve Emrah’ın partneri Mustafa Sert birçok pozisyonda hem kendi görevini yapıp hem de Emrah’ın açıklarını kapatmaya çalışıyorlar. Deminde söylediğim gibi keşke Mustafa Sert ve Eray sezon başında bu takıma dahil olsalardı.

Esasında tüm takım ikinci yarıda ortaya koydukları gayretle övgüyü hak etseler de takımın abisi konumundaki mahşerin dört atlısı Cumhur, Göksel, Ender ve Serkan’ın takım üzerinde ağırlığını hissettirdikleri çok rahat görülmektedir. Yeni transferlerden Umut Kaya biraz güçlendiğinde Aydın Kuzu ile birlikte bu takımın hücum hattına zenginlik kazandıracağı muhakkaktır. Forvet hattında Sinan elinden geldiğinin ötesinde mücadele ediyor olmasına rağmen kendisinden beklenen golleri atma konusunda beklentilere cevap vermemektedir. Gelecek sezon forvet hattına yapılacak akılcı belki de nokta transfer ile gol atma sorununa bir çözüm bulunmuş olur düşüncesindeyim.

Alanya maçını tribünlerde sevgili Bülent Akatay hocamla izledik, kendisi ile maç öncesi ve devre arasında Sarıyer’in hedefleri, vizyon- misyonu konusunda görüş alışverişinde bulunduk. Kendisi takdir ettiğim bir futbol emekçisidir. Birçok konuda hemfikir olmak aslında gerekeni yapma konusunda ne kadar geç kaldığımızın açık bir özeti gibiydi.

Zaman daralıyor.

Geç kaldık.

Geç kalmaya devam ediyoruz.

Gelecek sezon(lar) için şimdiden bir bir şeyler yapmalıyız.

“- …Sana Çok Kırgınım…”

Maç sonrasında Başkan İbrahim Bozan ile karşılaştık. Kendisine uzattığım eli sıkarken bana “-Sana çok kırgınım” ifadesini kullandı. Haklıdır kendince. Sayın Bozan hemşehrim olmasının ötesinde sevdiğim, saygı duyduğum bir abimdir. Eşimin Sarıyer’e geçici görevlendirilmesinde bana çok büyük yardımları olmuştur. Bu konu da kendisine her zaman müteşekkirim. Ancak Başkanımızın geçen haftalarda camiaya yaşattığı gereksiz fırtına takımı küme düşme noktasına getirmiştir.

Sormak lazım Başkana; sezon başından bu yana kurduğunuz komple teorileriyle Sarıyer’de kimleri kırdınız?

Hadiseye bir de bu noktadan bakmak çözüm bulma noktasında daha akılcı olur görüşündeyim.