KRONİK

Mustafa BAKIR

Sarıyer’in olmazsa olmazları Sarıyer’in kronik yapıları. Sarıyer’de bazı şeyler değişim ve gelişime umarsızca hayır diyor. Yönetimler ve hizmetler hep bu anlayışta devam etmekte, her gün daha geriye giderek zamana, bilime ve teknolojiye meydan okuyarak hayır diyor. Bencilik, ben olmazsam olmaz anlayışı Sarıyer’in önünde Berlin duvarı gibi duruyor. Birileri duvara fiske atmasın, ortalık karışıyor organik bağlar bir anda harekete geçiyor.

Halkın değerlerini kendi malı zanneden bu anlayış yıkılmak zorundaki gelecekte bazı şeyler daha iyi olsun. Sizler halkın memurlarısınız, bulunduğunuz yerin sahibi değil. Buna siyasi partiler, belediyeler sivil toplum kuruluşları, spor kulüpleri vs. halkın olan her kurum halkındır. Fakat bazıları bunun sanırım farkında değil. Kronik anlayış derken kendini buralarla bütünleştiren kişilerin Sarıyer’e verdiği zararlar da zaten ortada. Tabi bu anlayışın içerisinde olan kişilerin rahat hareket etmesinin sebebi de bu tip anlayışlara dur dememektir. Hizmet etmenin en güzel yolu bazen hizmet edemediğin yeri hizmet edecek arkadaşlara bırakmaktır. En azından Sarıyer’e bu hizmeti umarım çok görmezler. Şimdi diyeceksiniz ki çok genel bir yazı olmuş aslında değil bu yazıyı okuyan herkesin kafasında kronikleşmiş kişi ve kurumlar zaten düşüncesinde belirginleşip evet şurası da böyle diyeceksinizdir. Aslında o kadar çok var ki genellemek zorunda kalıyoruz. Açıkça da söylemek gerekirse onu da yazarız. Umarız gelecek dönemler ve yıllarda Sarıyer’e uygun yönetim anlayışı Sarıyer’e hâkim olur.
Bizlerin yaşadığımız yerlere katkı sağlayabilmemizin en temel meselesi hizmetin amacı ve kim için yapıldığıdır. Sarıyerliye ve Sarıyer’e katkı yapmak bulunduğumuz yerlerin sahibinin Sarıyerli olduğunun anlaşılması şarttır. Ben olmasam olmazı artık bırakmak gerekmektedir. Yerel anlayışlarda sen gidersin biri gelir, kimse vazgeçilmez değildir. Önemli olan efendi! kim onu bilmektir.

İlk yorum yazan siz olun