Dipsiz kuyu

Sarıyer MANŞET

Cumartesı günü içimde bambaşka bir heyecanla uyanmıştım ve bu önemli Göztepe mücadelesinde çok diri savaşan, mücadele eden bir Sarıyer görme inancıyla o stada gittim. Ancak hevesim bir tekerrür halinde her hafta olduğu gibi yine kursağımda kaldı. Öncelikle maçın gidişatından ve pozisyonlardan kısaca bahsetmek istiyorum.

Orta saha mücadelesi şeklinde başlayan müsabakada ilk 10 dakika içerisinde pozisyon olduğu söylenemez. İlerleyen dakikalarda Mert ve Dündar ile etkili olmaya çalışan Sarıyer, Göztepe karşısında kaleyi zorlamaya çalıştı ise de çok tehlikeli pozisyonlara giremedi.

Kontrollü oyununu sürdüren Göztepe ikinci yarıya daha etkili başladı ve yakaladığı köşe vuruşunda pozisyon hatası yapan Sarıyer savunması ve o dakikaya kadar kalede güven veren Ethem gole engel olamadı ve Göztepe aradığı golü buldu. Golden sonra taraftarın baskısıyla daha etkili bir Sarıyer görmeyi bekliyordum ancak ne yenilen gol ne Sarıyer’in düşme potasında olması ne de tribünlerde saç baş yolan seyirciler haftalardır izlediğimiz etkisiz pasif ve kötü futbol sergileyen Sarıyerli futbolcuları tetikleyemedi. Dündar’ın son dakikada kaleciyle karşı karşıya kaldığı pozisyon ve Tolga’nın serbest vuruşları dışında Sarıyer’in pozisyona girdiğini söylemek mümkün değil. Son dakikalar bile Göztepe takımının yaptığı kısa paslarla geçti ve müsabaka içerisinde Ethem’in kurtardığı ve Serkan’ın çizgiden çıkardığı pozisyonlar olmasa maç çok daha farklı bir skorla bitebilirdi.

Sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan bu takımın ligin dibine demir atması ve bu dipten çıkmak için çaba sarf etmeyen bir teknik kadro-yönetim ikilisi bu düşülen zor duruma nasıl bir telafi programı uygulayacak gerçekten cok düşündürücü. Gol üretemeyen bu takımın devre arasına kadar toplayabileceği kadar puanı toplayıp devre arası transferinde de yönetimin bu takımın iskeletini değiştirip takımı yukarılara tırmandırabilecek kaliteli üretken futbolcuları transfer etmesi gerekmektedir. Aksi takdirde bu efsane kulübü kaybedeceğiz. Şimdi bizlere düşen görev bu zor günlerde taraftar olarak, yönetim olarak, basın olarak her ne kadar eleştirsek de bu futbolcuların yanında olmaktır, onlara destek vermektir ve bu özveriyi futbolcuların da karşılıksız bırakmayarak sahaya yüreklerini koymalarıdır. Eğer bu görevi layıkıyla yapamayacağına inanlarda var ise ellerinde ki bayrağı iş işten geçmeden hak edenlere devretmeleri boyunlarının borcudur...