1. YAZARLAR

  2. Vedat ÖZDEMİR

  3. Ve Şükrü Genç geliyor aklıma!
Vedat ÖZDEMİR

Vedat ÖZDEMİR

Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Ve Şükrü Genç geliyor aklıma!

A+A-

Zaman nasıl da hızla akıp geçiyor. Göz açıp kapatırcasına bir bakıyorsunuz günler, haftalar hatta aylar, koskoca yıllar geçmiş… Zamanın hızla akıp gitmesinin de bir kıymeti yok aslında, daha çok ömrümüzden giden sürede kendimiz, toplum ve çevremiz için ne yaptığımız önemlidir. Güzel şeyler yaptıysanız umurunuzda olmaz su gibi akıp giden yıllar... Fakat huzursuzluklarınız, pişmanlıklarınız, keşkeleriniz fazlaysa geride bıraktığınız zamanı iyi kullanmamışsınız demektir.

Şöyle bir düşünüyorum da; 2009 yerel seçimlerinin üzerinden tam 2,5 yıl geçti. Hatta onun öncesinde Sarıyer, aylarca kendisini Yusuf Tülün’ün kötü yönetiminden kurtaracak kahramanı aradı. “İşte o kahraman benim” deyip ortaya atılanlar, havada uçuşan vaatler geliyor aklıma. Sarıyer’i Küçük İsviçre’ye çevirenler mi dersiniz, Başkan olunca herkese bir daire verenler mi yoksa ‘3 ayda tapunuz elinizde’ diyenler mi? İşte böyle hareketli ve hayalci bir dönemdi. Herkes tüm sorunları çözülmüş bir Sarıyer’le tıpkı bir cenneti hayal etti. 3 ayda verilecek olan tapular ise “Feodalitenin yaşandığı Ortaçağ’da papazların sattığı cennetin tapusu” gibi benimsendi.

Şimdi o hayalci dönem ile bu gün çekilmiş olan Sarıyer’in fotoğraflarına bakıyorum. Tıpkı bulmaca çözer gibi iki fotoğraf arasındaki yedi farkı bulmaya çalışıyorum. Kendimi zorluyorum ama herhangi bir fark göremiyorum. ‘Acaba sadece ben mi bu farkı göremiyorum’ diye bir de çevremdekilere soruyorum. Onlar da iki fotoğrafa dikkatlice bakıyorlar ama ne yazık ki onlar da göremiyor. Durum böyle olunca problemin bulmacayı hazırlayan kişide olduğunu anlıyoruz. Bulmacayı hazırlayana da sormadan edemiyor insan “Yahu bu kadar mı beceriksiz olur insan” Fotoğraflar arasında fark yok, birebir kopyasını yapmışsınız!

Ve Şükrü Genç geliyor aklıma!
Belediye Başkanı Şükrü Genç’le ilk karşılaştığımız gün geliyor aklıma. Elinde ne yazıldığı tam anlaşılamayan bir broşür, üstünde bir restoranda çekilmiş ve o broşüre göre kırpılmış bir fotoğraf ve yanında Murtaza’sı ile birlikte Büyükdere’deki ofisimize geldi. CHP’den Belediye Başkan Aday Adayı olmak istediğini söyledi. Oturup uzun süre sohbet ettik. Sarıyer’in kötü yönetildiğinden bahsetti. Daha önce meclis üyeliği yaptığını da anlattı ama o dönemde yapılan Koç Üniversitesi ile ilgili detaylara nedense hiç girmedi! Konuşmalarında ne Eczacıbaşı ne de Kaçak Plaza ile ilgili plan tadilatları geçmiyordu. Tüm söylemleri halka çıkıyor ve durumu birazda dramatize ederek, kendisini halkçı olarak ifade etmeye çalışıyordu. Bir gecekonduda oturduğunu söylüyordu ama ne bindiği JİP’ten ne de Hisarüstü’nde oturduğu apartmandan kesinlikle bahsetmiyordu. İşin özü; bu süreçte amacına ulaşmak için halkçı davranmaya çalışıyordu. O anda onu bir dinleseniz milyarları konserlere aktaran ya da sermaye gruplarına hizmet eden bir belediye başkanı değil de, evinin hemen iki sokak ötesinde bir gecekonduda yaşayan, çatısı akan ve belediyenin kendisine el uzatmadığı yaşlı kadının çığlığına cevap verecek, tam anlamıyla sosyal belediyecilik örneği sergileyecek bir belediye başkanı olarak görürdünüz. Belki de gaza gelip “GELECEĞİNİ BİLİYORDUM HALKÇI BAŞKAN!” deyip sarılasınız gelirdi.

Birde şimdiye bakıyorsunuz havada uçuşan plan tadilatları, belediyeye yapılan yolsuzluk operasyonları, farklı farklı iddialar, her şeyi tozpembe gösteren şatafatlı konserler, tapu hayalleri yıkılan binlerce aile ve Hisarüstü’nde çatısı akan “ÇAKIR” lakaplı yaşlı kadın!

Yazımın başında dedim ya zaman işte hızla akıp gidiyor işte.

NOT: Son günlerde uygunsuz hareketleri nedeniyle CHP’den kovulan birkaç çocuk bir site kurarak ‘Soytarılık’ yapmaya çalışıyorlar. Akıllarınca Sarıyer Manşet Gazetesi’ne saldırarak reklam peşinde koşan bu soytarılara cevabımız: Gazetecilik ciddi bir iştir öyle 10 TL’ye bir site ismi alarak bu meslek yapılmıyor. Size önerim; yaşınız daha genç, önce o elinizdeki oyuncakları bırakın, sonra bu işin okulunu okuyun daha sonra gelip bu işi yapın. Aksi takdirde ortada “Gazeteciyim” diye dolaşıp bu işi hakkıyla yapan gazetecileri karalayan şarlatanların dışına çıkmazsınız. Siz de, birileri istiyor diye gidip ne olduğu belirsiz sizin gibi çakma internet sitelerine röportaj verip anca yalakalık yaparsınız.

Bu yazı toplam 2914 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT