1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Şükrü Genç'in yerinde olsam..
Şükrü Genç'in yerinde olsam..

Şükrü Genç'in yerinde olsam..

Vedat Özdemir yazdı..

A+A-

Sarıyer Belediyesi'nden atılan işçilerin emek ve ekmek mücadelesi 100. gününü geçti.
Onlar onurlu bir şekilde Sarıyer Belediyesi’ne verdikleri emeklerinin karşılığını istiyorlar.  

- Ne İstinye Park’taki Masa Restaurant’ın kaçakları onların umurunda ne de Volkswagen Arena’da dönen oyunlar… 

- Ne Sarıyer’e ekilmediği halde belediyeye fatura edilen yüz binlerce çiçek onların umurunda, ne de Ayazağa’daki ERİKLİ binası…

- Ne Maslak’taki 154 adadaki plazanın projesini kimin yaptığı onların umurunda ne de Reşitpaşa’da villalara yapılan özel yol

- Ne nikâh salonuna kullanılan defolu malzeme onların umurunda ne de başkan yardımcısının makamına yaptırdığı jakuzi

- Ne CHP kongresi onların umurunda ne de dönen delege oyunları

- Onlar ne plazalarda daireler, ne çocuklarının altına BMW çekilsin ne de, Galatasaray Stadı’nda loca derdindeler… 

Onlar sadece emek ve ekmeklerinin peşindeler… 

Yeri geldi, gözaltına alındılar
Yeri geldi, zabıtaların saldırısına uğradılar…
Yeri geldi, gece vakti CHP il binasının önünde pavyondan çıkan ayyaşlardan dayak yediler…
Yeri geldi, “üç beş Çayırbaşılı” denilerek ötekileştirildiler… 

Mücadeleleri her ne kadar umursanmasa da, değersizleştirilmek istense de onlar çocuklarının, ailelerinin geçimlerini sağlamak için haklarını almak için onurlu bir şekilde direniyorlar. 

Evet, peki ya yetkililer ne yapıyor!

Rezidanslar Kraliçesi Gamze İlgezdi’yi aklamak için adliyenin önünde kamp kuran CHP İl Başkanı Murat Karayalçın, bu emekçilerin yanından geçerken onları umursamıyormuş! Sesini dahi çıkartmıyormuş. Sorunu çözmek için çaba harcayacağı yerde, “Bırakın istedikleri kadar kalsınlar” diyerek bu mücadeleyi kendince değersiz hale getiriyormuş.

CHP İlçe Başkanı Mehmet Deniz bir gün olsun onları dinlememiş! “Şükrü Genç ne yapıyorsa doğrudur, aman onunla bu işçi sınıfı yüzünden aramı bozmayayım”  modunda umursamaz tavrına devam ediyor. 

1 Mayıs’ta meydanlarda zafer işareti yapıp selfie yapan facebook solcuları neredesiniz?

Meclis toplantılarında solculuk jargonuyla hak, hukuk, emek edebiyatı yapanlar neredesiniz?

Hani garsonluktan gelip meşhur balık lokantaları sahibi olanlar, emek nedir bilirsiniz bu işçiler için neden susuyorsunuz, dilinizi mi yuttunuz?

Ekmek parası” deyip kulis çalışmalarıyla 24 gün sonra başkan yardımcılığı koltuğuna tekrar dönen Gökan Zeybek, bu işçilerin istediği ekmek ne olacak. 

Birkaç gün sonra okullar açılacak bu işçilerin çocukları okula gidecek, memur maaşıyla çocuklarını özel kolejlerde okutan başkan yardımcıları, sizin çocuklarınız onların çocuklarından daha mı değerli? Özel okulların kaçak binalarına attığınız imzalar sizin vicdanınızı rahatlatmaya yetiyor mu?

Restaurantlardaki yemekli toplantılarda SÖZKUR toplantıları yapan hukukçu danışmanlar, bu emekçiler ne yer ne içer düşündünüz mü? Sözkurlar sizin olsun emeklerini verin onlara yeter! 

Her defasında “Bu işçiler belediyenin değil, şirketin” diyerek açıklama gönderen basın danışmanı, “Gazeteci hak, hukuk, emeğin yanındadır” bunları nasıl bilmezsin!

Meclis toplantılarında el kaldırıp indiren meclis üyeleri, bu korkunuz, bu suskunluğunuz neden? Meclis toplantısında olmazsa dahi grup toplantısında bu işçilerin haklı olduğunu söyleme cesaretiniz neden yok? Unutmayın sizde Belediye Başkanı Şükrü Genç gibi seçilmiş insanlarsınız! Belki o işçilerin de oyunu aldınız! Muteahhitleri değil, bu insanları savunmalısınız. 

AK Partili meclis üyeleri, ilçe başkanı “olumlu muhalefet” anlayışınız haksızlıklara karşı, sessiz kalmak mıdır? Neden aylardır sesiniz çıkmıyor… 

Son sözüm Belediye Başkanı Şükrü Genç’e..
Sürekli barıştan bahsediyorsunuz. Evet, barış bu dünyadaki en güzel, en kutsal, en değerli şey. Peki, büyüklük yapıp kendi işçisiyle barışı sağlamayan bir başkanın barış mesajları ne kadar uzağa ulaşabilir? İnanın o işçiler orada durdukça sizin barış mesajınızı ancak onları aylardır mağdur eden Ali Yavuz alkışlar! 

Ben sizin yerinizde olsam..
Etrafımdakilerin hiçbirini dinlemem, o işçileri bu gece TİM’ deki “1 Eylül Dünya Barış Günü” etkinliğine çağırır en ön koltuklarda oturtur barış güvercinlerini de onlarla beraber uçururum.
İşte o zaman barış mesajınız gerekli yere ulaşır… 

Sevgiyle barış içinde kalın…

VEDAT ÖZDEMİR
Sarıyer Manşet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni

Bu haber toplam 4060 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

7 Yorum