1. YAZARLAR

  2. Vedat ÖZDEMİR

  3. Şükrü Genç'in özür borcu var!..
Vedat ÖZDEMİR

Vedat ÖZDEMİR

Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Şükrü Genç'in özür borcu var!..

A+A-

Belediye Başkanı Şükrü Genç’in akrabasının (kuzeni) hazırladığı, sahte doğrudan temin ihale dosyalarıyla Sarıyer Belediyesi’ni nasıl dolandırdığını belgeleriyle ortaya çıkarttık.

Haberimizden sonra konu kamuoyuna yansıyınca Şükrü Genç, 2009’da özel kalem üzerinden belediyeye memur olarak aldığı biricik kuzenini bu kez açığa almak zorunda kaldı.

Sarıyer Manşet Gazetesi gazetecilik görevini yerine getirmiş ve Sarıyer halkının yüz binlerce lirasını kurtarmıştır.

Yine şunu açıkça belirtmek isterim ki; belediyede aynı şahıs ve başkaları için hazırlanan diğer hayali dosyalarda nasıl bir yol izlenecek onu da takip etmeye devam edeceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın! 

Sahte imza skandalına geçmeden önce, bu olayı farklı yöne çeken yalakalara bir çift sözüm var...  

Baştan beri söylüyoruz ya; gazeteci olmak, her şeyden önce adam olmaktır! Bu meslek herkesin harcı değildir! 

Bu mesleği yapacaksanız hızsızın değil; halkın, namuslu inanların, evine alın teriyle ekmek götürenlerin, aylardır CHP İl Başkanlığının önünde emekleri için direnen insanların tarafında olmalısınız…

Kamunun malı gözünüzün önünde çalınırken, belediye başkanına şirin gözükmek için konuyu çarpıtmak, hırsızı şirin göstermek, sorumluları aklamaya çalışmak gazetecilik değil, tam bir ahlaksızlıktır. Belediyeden reklam da alabilirsiniz, aynı şekilde size hayali dosyalarda yapılabilir belki, ama yaptığınız yalakalığı gazetecilik adı altında kimseye yutturamazsınız… Bu yaptığınızla şaklabanlığın ötesine geçemezsiniz!

Şimdi gelelim bu sahte imza skandalına!

Öncelikle şunun iyi anlaşılmasını istiyorum. Bu olay üzerinden tabi ki Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’i suçlamıyorum. Bu tür dolandırıcılar elbette her yerde olabilir. Bunu bir suçlama değil, Sarıyer’de yaşayan bir vatandaş olarak bir eleştiri olarak kabul etmesini istiyorum.

Sayın Başkan; bu tür olaylar için defalarca sizleri uyardık. İnsan bir önlem almaz mı?

Sevgili okurlarımız size soruyorum; defalarca yazmadık mı?  “Birçok müdürlükte hayali dosyalar yapılıyor. Halkın parası havaya uçuyor” diye. Belediye Başkanı başta olmak üzere başkan yardımcılarını uyarmadık mı?  

Bahçeköy skandalı öncesinde yine Şükrü Genç’i uyarmadık mı?  

Belediyenin çiftliğe döndüğünü, Şükrü Genç’in bilgisi dışında hangi müdürlüklerden, hangi başkan yardımcılıklarından, şişirilmiş faturalarla kamunun zarara uğratıldığını yazmadık mı?

Birilerinin belediyeyi yaşam alanı haline getirdiğini, başkan yardımcılarının memur maaşıyla çocuklarını özel kolejlerde nasıl okuttuğunu, ailelerini Acıbadem Hastanesi’nde para ödemeden neyin karşılığında ameliyat ettirdiğini sormadık mı?

Belediyeden maaş alan danışmanların iş takipçiliği yaptığını, müdürlere “Başkanın haberi var” diye ne işler bitirdiğini söylemedik mi?

Araç kiralama firmalarının, yemek ihalesini alan şirketin, park bahçeler ihalelerini alan firmanın, Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde yapılan dosyaların, Destek Hizmetleri Müdürlüğü'nde yapılan ihalelerin, hakedişlerin şişirildiğini, belediyeden haklarından çok daha fazla para aldıklarını defalarca söylemedik mi?

İmar Müdürlüğü’nde yaşananları, Zekeriyaköy Migros’u, İstinye Park Masa’yı, Sarıyer’deki kaçak okulları, Maslak’ı, Turyapı’yı, Ferahevler’deki Açı ve İmaj’ın üzerinden nasıl görüşmeler yapıldığı konusunda uyarmadık mı?

“Zabıta Müdürlüğü’nde sadece evine ekmek götüren gariban insanların tezgâhlarına ceza kesip, diğer tarafta ne hesaplar döndüğünü bir araştırın” diye yazmadık mı?   

Daha birçok konu için belediyemizi uyarmadık mı?

Uyardık ama peki onlar ne yaptı!

Onlar hırsınız peşine düşeceklerine, Sarıyer Manşet’i defalarca mahkemeye verdiler… -Hepsini kazandık-

Onlar kamu malını koruyacaklarına, yine bizi hedef haline getirdiler… -Ama korkmadık ve yılmadık-

Başkan Yardımcısı Sevgi Atalay kaçak okulların ve sitelerin peşine düşeceğine, özel okulları ve inşaat firmalarını arayıp Sarıyer Manşet’e reklam vermelerini engelledi. Yıllarca bize reklam veren firmaları tehdit etti ve reklamlarımız kesildi. -Ekmeğimizle oynayanları Allaha havale ettik ama asla diz çökmedik-

Onlar, “Bu adam memur maaşıyla nasıl 300 bin TL’lik BMW’ye biner” diye sorgulayıp, belediyede dolandırıcılık ve hırsızlığı önleyeceklerine; Sarıyer Manşet’i nasıl yok ederiz, nasıl batırırız onun peşine düştüler. -Ama biz tüm çabalarını boşa çıkarttık-

Kendilerini kurtarmak adına Sarıyer Manşet’i başka siyasi partilere yakın göstermeye çalıştılar. -Ama biz hiçbir zaman tarafsızlığımızı bozmadık-

Peki, ne oldu?

Defalarca belgeli haberciliğimizle hukuk önünde nasıl haklı çıktıysak, bugün de aynı şekilde yaptığımız haberlerle, gün yüzüne çıkan bu skandalla haklılığımız bir kez daha ortaya çıktı. Sarıyer’de yaşayan, siyasi görüşünü bilmediğim yüz yüze bile görmediğim birçok kişi gerek telefonla arayarak, gerekse attıkları mesajlarla Sarıyer Manşet’e teşekkür ediyor. Evet, biz gazetecilik görevimizi yerine getiriyoruz.

Sizce Sarıyer’i yöneten Belediye Başkanı Şükrü Genç’in bize bir özür borcu yok mu? Yandaşları üzerinden bizi suçlayacağına, yönettiği belediyeyi büyük bir zarardan kurtardığımız için arayıp teşekkür etmesi gerekmez mi?

Herkes kendisine yakışanı yapar. 

Bu yazı toplam 834 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT