1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Şükrü Genç'in mektubuna cevap
Şükrü Genç'in mektubuna cevap

Şükrü Genç'in mektubuna cevap

ŞÜKÜRCÜ HAYRETTİN, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç'in 12 Haziran seçimlerinden bir gün önce Sarıyerlilere gönderdiği mektupa cevap yazdı.

A+A-

Çok Değerli Hemşerim;

Seçimden 1 gün önce elime ulaşan mektubunu büyük bir sabır ve metanetle okudum. Tamamen oy amacı güden bu mektubunun her satırında 29 Mart’ta kullandığım oyun pişmanlığını bir kez daha yaşatmış olduğun için sana çok teşekkür ediyorum. Mektubunu okudukça kendimi her seçim dönemi hatırlanan saf bir vatandaş olarak değerlendirdim. Kendim için, Sarıyer’im için üzüldüm kahroldum ama metanetimi hiç kaybetmedim. Buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… Bana gönderdiğin mektupta ‘Sözlerimi tutmanın mutluluğunu yaşıyorum’ demişsin. Mutlu olmana sevindim, hatta 2014’te de üzülmeni de istemem ama ben senin neden mutluluk yaşadığına pek bir anlam veremedim. Bu gönderdiğin kitapçığı iyice inceledim, mutlu olman için mesela balıkçılar çarşısını göremedim. Mesela 3 ayın üzerinden yıllar geçmesine rağmen benim halen bir tapum yok. Sarıyer’de doğru dürüst bir hastanemiz yok. Verdiğin sözleri göremedim. Ha bu arada bitkisel atık yağları toplamışsın, anlaşılan yağcılar seni mutlu ediyor. Ya da çok küçük şeylerden mutlu oluyorsun. Ne yalan söyleyeyim Değerli Hemşerim, sen mutluluk yaşarken ben neden mutlu olduğunu görememenin üzüntüsünü hissettim. Buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… Sana belediye başkanlığı için yetki verdiğimiz günden bu yana yaklaşık 2,5 yıl geçti. Bu süre zarfında bu satırları yazdığım gecekondumun henüz bir tapusu yok. 3 ay dedik, 1 yıl dedik olmadı ve şuan senden de tapudan da ümidimi tamamen kesmiş durumdayım. Buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… Bu arada mektubunla birlikte gönderdiğin o kitapçığı da iyice okudum. Senden önce Yusuf Tülün’ün yaptığı bazı yerlerin de tabelalarını değiştirmişsin ellerine sağlık. Spor salonunun da boya ve badanasını da yapmışsın. Yani boyayıp yeni yapmışsın gibi bize satmışsın ama bunu yemedim haberin olsun. Bu arada kitapçığa resimler koyup proje aşamasındaki bazı şeyleri de yaptık imajı vermişsin ben buna da inanamadım çünkü artık o kadar saf değilim. Buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… Her zaman yaptığın gibi yine gelecek planlarından bahsetmişsin. Bunları yaptıktan sonra anlat bence... Çünkü ne ben ne de başkası bunları artık kâğıt üzerinde çizilmiş olan bir resim olarak değil, Sarıyer’ime kazandırılmış somut birer proje olarak görmek istiyoruz.  Buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… Bu arada bayan voleybol takımımız olmuş hatta şampiyon olmuş onu gördüm ve sevindim ama küme düşmekten son anda kurtulan Sarıyer Spor Kulübü için söz verdiğin Zekeriyaköy’deki spor tesislerini de bu kitapçıkta göremedim bunda da çok üzüldüm. Buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… “Sarıyer’imizi dünya ölçeğinde fark edilebilir bir kent olma yolunda mücadele edeceğiz” demişsin. Bu sözlerin beni çok duygulandırdı. Birazda olsa fark edildik sanırım. Ama keşke yolsuzluk suçlamalarıyla değil de Sarıyer’imize yakışır bir durumda fark edilseydik. Olsun be buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… Mektubunda göreve gelirken bizlere çağdaş bir Sarıyer'i yeniden kurma sözünü verdiğini söylüyorsun, senin çağdaş Sarıyer hayalinde biz bugün bir sabıka kaydı için kilometrelerce yol katetme sorunuyla karşı karşıyayız. Keza çocuğumuz hasta olduğunda gecenin bir vakti Şişli'ye gitmek durumunda kalıyoruz. Bir miting için Kelkit Vadi'ne koşarak giden senin için yollar belki problem olarak görülmüyor ama bize zul geliyor. Köyünün il olması için sarf ettiğin kulis çalışmalarının onda birini adliyem, hastanem, hükümet konağım için sarf etmeni beklerdim senden. Ama olsun canın sağ olsun…  Buna da ŞÜKÜR...

Değerli hemşerim… Senden acele cevap beklemiyorum. Canım sıkıldıkça sana sık sık yazacağım. Ama bu yazdıklarıma 2014’ten önce cevap verirsen ben de en az senin kadar mutlu olacağım.

Şükürcü Hayrettin
sukurcuhayrettin@gmail.com

Bu haber toplam 536 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

1 Yorum