1. YAZARLAR

  2. Vedat ÖZDEMİR

  3. Sarıyer değil koltuk sevdalısıymış
Vedat ÖZDEMİR

Vedat ÖZDEMİR

Genel Yayın Yönetmeni
Yazarın Tüm Yazıları >

Sarıyer değil koltuk sevdalısıymış

A+A-

Arada arşivlere dönüp bakmayı severim. Hangi haberleri yapmışız kimler Sarıyer için ne demiş? Kim siyaset sahnesinden silinmiş? Kimler verdiği sözün altında kalmış?  Mevki makam kimleri nasıl bir değişime uğratmış? Tüm bunları gazeteciliğin verdiği bir alışkanlıkla araştırıp karşılaştırmaya çalışırım.  

Geçenlerde yine arşivime bakarken, Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in 2009 yerel seçimleri öncesinde gazetelerde çıkan açıklamaları ve işleri kötü gittiği için CHP’nin istenmeyen adamı haline gelen Oğuz Güney’in sponsorluğundaki seçim broşürleri elime geçti. Haberleri ve broşürleri detaylı bir şekilde incelerken Şükrü Genç’in seçimi kazanmak için Sarıyer halkına verdiği hayali sözleri ve bu sözlerin ne kadarını yerine getirdiği ile ilgili bir karşılaştırma yapmaya çalıştım. Sarıyer halkının 3,5 yılda yaşadığı büyük hayal kırıklığının yanında bir de o sihirli koltuğun bir insanı ne kadar değiştirdiğini fark ettim. Seçim dönemindeki söylemleriyle tamamen halktan yana görünen birinin, koltuğu aldıktan sonraki yaşadığı büyük değişimi gördüm.  Bir koltuğun bir insanı nasıl değiştirdiğini sizin de hatırlayacağınız birkaç örnekle paylaşayım isterseniz.

- Mesela, 2008-2009’da koltuğa oturmadan önce tamamen halktan, gecekonducudan taraf olan adam, 2010’da Derbent’i es geçip Eczacıbaşı’ndan yana olabilmiş.

- Yine Sarıyer’in gecekondu mahallelerinde gariban halk, çatısını dahi yapamazken, seçim döneminin halkçı adamı Şükrü Genç, yıllarca kaçak olduğu için ruhsat alamayan Maslak’taki bir plaza için mecliste şaibelerle dolu büyük bir mücadele verebilmiş. 

- Örneğin Pınar Mahallesi’nde dik bir sokağın merdivenine korkuluk yapılmadığı için yaşlı bir kadın yuvarlanıp feci bir şekilde hayatını kaybederken, koltuk sevdalısı Şükrü Genç’in fen işleri müdürü, hiç çekinmeden “Bu gecekondu mahalleleri de zaten yasal değil. Bizim bu merdivenleri yapmak gibi bir zorunluluğumuz yok’ diyerek talihsiz kadının ölümünü bile yasadışı hale getirebilmiş. 

- Yine seçim öncesinde Sarı Platform Derneği üyeleri ile toplantı yaparken, onların kullandığı bir slogana büyük bir heyecanla vurgu yaparak, “Ben de sizler gibi Sarıyer Sevdalısıyım” diyen Şükrü Genç, plan tadilatlarıyla Sarıyer’in ormanları ve yeşil alanlarını sermaye gruplarına talan ettirmenin önünü rahatlıkla açabilmiş.  

- Pınar Mahallesi’nde hasta bir kadının gecekondusunun önüne iki tuğla ekleyip çekyatını sığdırmaya çalışırken tutanak tutup, kadıncağızı evini yıkmakla tehdit eden Şükrü Genç’in zabıtaları, her nedense Zekeriyaköy’deki milyon dolarlık Turyapı Sarıyer Evleri’nde kamu alanları işgal edilirken herhangi bir tutanak tutmamış!

- Eski belediye Başkanı Yusuf Tülün gazetemizin internet sitesinin erişimini belediyenin tüm bilgisayarlarında engellerken, ÇYDD’nin kokteylinde basın özgürlüğünden dem vurarak, Tülün hakkında ağza alınmayacak sözler sarf eden Şükrü Genç, o koltuğa oturduktan sonra Sarıyer Manşet Gazetesi hakkında davalar açıp bu davaları kaybedince de aynı engellemelere başvurabilmiş.

- Eski Belediye Başkanı Yusuf Tülün’ün çocuklarının ilişkili olduğu şirketlere ihaleler verdirttiğini eleştirip bunların etik olmadığını savunan birinin şimdi halkın parasıyla nasıl aile saadeti yaşadığı ortada.

- Seçimde belediye çalışanlarına gönderdiği mektupta hak hukuk ve demokrasiden bahseden Şükrü Genç’in, o koltuğa oturduktan sonra yaptığı işçi kıyımları ve personel fişlemelerini yine herkes gördü.

- Seçilmeden önce Sarıyer Belediyesi’nin işgal altında olduğunu ve kaynaklarının boşa gittiğini söyleyen bir Şükrü Genç, seçilince kendi aracını bırakıp makam araçları ve korumalara servet ödeyerek kendi saltanatını kurmayı es geçmemiş. 

Bunlar değişimin sadece bazı yönleri, yurtdışı gezileri, Sarıyer Spor Kulübü’ne yapılanlar, futbolcu ve aileleriyle kurulan özel ilişkilere de yazıyı daha fazla uzatıp sizleri sıkmamak için şimdilik değinmiyorum.  Şimdi ne dersiniz; Belediye Başkanı Şükrü Genç Sarıyer’in mi yoksa o koltuğun mu sevdalısıymış? Bunun yorumunu da sizlere bırakıyorum.

Bu yazı toplam 3441 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT