1. HABERLER

  2. SAĞLIK

  3. Sağlığımızı etkileyen faktörler
Sağlığımızı etkileyen faktörler

Sağlığımızı etkileyen faktörler

A+A-

Sağlık günümüzde bireylerin değil nesillerin ortak sorunu haline gelmiş bir konu. Özellikle doğum öncesi süreçte başlayan ve çocukluk, gençlik, orta yaş ve yaşlılık süreçlerinde de önemini her zaman koruyan sağlık için beklentinin ötesinde bir icraat gerekli. Sağlık, uğrunda mücadelesi edilmesi gereken bir olgu haline geldi. Sizleri konu ile ilgili gerekli bilgiyi http://www.haber.biz kaynaklarından sağlık haberleri ile ilgili aldığımız bilgileri sunacağız.

İnsan yaşamının daha kaliteli bir hal alması, ömrün hastalıklardan uzakta ve uzun bir şekilde sürdürülmesi için sağlık her şeyden önce gelir. Birinci sırayı her zaman koruyan sağlık için gerekli özen gösterilir mi? Maalesef hayır. İstatistikler Türk insanının sağlıklı yaşam için gerekli beslenme ve spor aktivitelerine özen göstermediğini kanıtlıyor. Teknolojik gelişmelerle birlikte tedavi süreçleri ve sağlık kazanım hızı artsa da aynı teknoloji nedeniyle hastalık çeşitleri de artıyor. Radyasyona bağlı kanser hücrelerinde artış bunun en belirgin örneği. Bu noktada dikkat ve özen sağlığı korumanın en temel kuralları olarak öne çıkıyor. Gerek beslenme gerekse yaşam standartları için sağlığın ön planda tutulması, erkeklerde 60 kadınlarda 65 olan ortalama yaşam ömrünü daha da uzatmanın tek yolu.

saglik-haberleri.jpg

Sağlıklı yaşam için belirlenen beslenme düzenleri birer formaliteden ibaret olabiliyor. 5 gram peynir, 15 gram zeytin gibi bir tablo diyet programlarını hatırlatsa da kesin ve doğru ölçü insanın kendi iradesine en uygun beslenme oranını belirlemesi. Tüketilmemesi gereken gıdalar ağır yağlar ve kolesterol tetikleyici gıdalar olarak herksin bildiği bir kategori. Sağlıklı beslenmenin ilk kuralı organik beslenmedir. Köy sofralarında sıkça rastlayabileceğimiz taze yeşillik ve köy tereyağı gibi besinler bu kategoride.

Şehirleşme ve teknolojik gelişmeler insan hayatında bazı değerleri ikinci plana attı. Örneğin uyku düzeni gece geç saatlere kadar izlenen televizyon ve yatakta uzun süre göz gezdirilen sosyal medya yüzünden bozuldu. Sabah uyanmak için vücudun uyku saatini beklemek yerine kurulan alarmlar ile zoraki uyandırmalar da gece geç uyuyan vücut için oldukça zararlı. Bir güne uyku düzeni bozulmuş bir vücutla başladıktan sonra sağlıksız bir kahvaltı ile devam etmek sağlıklı yaşam ilkelerinin tamamına aykırı.

Fast Food türü öğle yemekleri, yağ deposu haline gelen soslar ile beslenme sağlıksız yaşamın kapılarını yavaş yavaş açıyor. Özellikle çocuk yaşlarda ebeveynler tarafından fast food beslenmesine yönlendirilen çocuklar nedeniyle erken yaşta obezite oranı son 7 yılda yüzde 86 daha arttı. Bebek ölümleri, çocuk hastalıkları ve ölümle sonuçlanan vakalar… İnsan hayatının sağlıklı yaşamdan giderek daha da uzaklaştığı şu günlerde sağlıklı yaşamın önemini kavramak ve bu konuda nesilleri bilinçlendirme görevi yine yetişkinlere düşüyor.

Dünyanın dörtte üçünü oluşturan su insan vücudunun da dörtte üçünü oluşturuyor. Günlük su tüketimine bağlı olarak kendini ve hücreleri yenileyen vücut bu suyu sağlıklı ve yeteri kadar alabiliyor mu? Yetişkin bir insanın günde ortalama 2.5 litre su içmesi gerektiğini açıklayan uzmanlar bu suyun sağlıklı ve mineralli olmasını da söylüyor. Günümüzde arıtılmış olarak görünen çeşme sularının içme suyu olarak kullanılması da sağlığa en büyük zararı veren etkenlerden birisi. İçeriğindeki ağır metaller ve kireç çeşme suyunu oldukça sağlıksız kılıyor.

Yapılan incelemelerde yeterince arıtılmamış olan çeşme sularında taşıma borularından kaynaklı paslar nedeniyle kanser ve böbrek sorunları baş gösteriyor. Sağlığa karşı titizlikle yaklaşılması gereken günümüzde temiz su tüketmek oldukça önemli. Öte yandan sağlık için gerekli olan kalori yakımı da rutin sporlarla sağlanıyor. Bireysel spor oranında yaşanan inanılmaz düşüş kısa vadede etki göstermese de uzun vadede damar tıkanıklıkların dan felce kadar varan ağır faturalarla geri dönüyor. Sporla düzenlenemeyen kan akışı hareket kısıtlılığı nedeniyle zamanla tıkanıklıklara yol açarak kalp krizi riskini de artırıyor.

Sağlık alanında yaşanan gelişmelerle birlikte tedavi süreçleri hızlansa da genel olarak sağlık arayışında olanların sayısı Kamu Hastaneleri birliği verilerine gire geçtiğimiz yıla oranla 2016 yılında yüzde 37 seviyesinde arttı. Bu demek oluyor ki geçen yıl hasta olanların üzerine bu yıl yüzde 37 daha eklendi. Yatan hata ve ayakta tedavi olarak gruplandırılan hasta sıralamasında en yüksek sonuçlar ayakta tedavi sayısında gözleniyor. Soğuk algınlığı, grip gibi mevsimsel hastalıklarda yaşanan artışın virüslere ve bağışıklık sistemlerindeki gerilemelere bağlı olduğunu söyleyen uzmanlar vitamin bakımından yetersiz beslenmeden yakınıyor.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından Türkiye'nin de içinde bulunduğu bölgede yürütülen araştırma kronik olarak adlandırılan ve en çok diyabet ve kalp rahatsızlıkları olarak halk tarafından bilinen hastalıklarda çarpıcı bilgilere ulaştı. Türkiye şeker ve kalp rahatsızlığı yaşayan ve genetik olarak bu hastalıkları nesillere aktaran insanlar bakımından orta doğu ülkelerinden dahi ilerde. Gelecek nesiller bakımından sağlıklı yaşam umutlarını zedeleyen bu duruma karşı genetik iyileştirme ve bireylerde sağlık bilinci oluşturma çalışmaları da hız kazandı.

Sağlık bakanlığı tarafından yürütülen sağlıklı yaşama özendirme ve sağlık konusunda bilinçlendirme çalışmaları kapsamında en yaygın uygulama sigara bıraktırma alanında yürütülüyor. Alo 170 Sigara Bırakma Hattı ile insanların sigarayla mücadele sürecinde bakanlık desteğini de yanlarında hissetmesi amaçlanıyor. Motivasyon ile sağlanabilecek olan bu tedavide son yıllarda gelişmeler yaşansa da Alo 170 hattını arayanlardan yüzde 60’ı sigarayı tamamen bırakabiliyor.

Sigara kullanımının yanı sıra pasif içici statüsünde zarar gören çocuklar ve sigara kullanmayanlar için de solunum yolları tedavileri geçtiğimiz yıllara göre daha düşük olsa da azımsanmayacak seviyede. Kapalı alanlarda uygulanan sigara içme yasağı nedeniyle pasif içicilik büyük ölçüde azaldı ancak evlerde yeterli bilinçlenme sağlanamadığı için çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere birçok insan sigara kullanmadığı halde kullanan aile bireyleri sebebiyle ciddi zararlar görüyor.

Son yıllarda bilinçlendirme çalışmaları hız kazanırken sağlık kazanma ve sağlıklı yaşamın kalitesine özendirme çalışmaları ülkemizde de yaygınlaştı. İl sağlık müdürlükleri tarafından uygulanan projelerle insanların sağlıklı beslenme spor aktivitelerine yoğunlaşması amaçlanırken kötü alışkanlıklardan da uzaklaştırılması temel amaç olarak dikkat çekiyor. Özellikle uyuşturucu ve sigara ile mücadele için yürütülen proje sayısı son 3 yılda yüzde 70 artarak ciddi boyutlara ulaştı. Halk üzerinde bağımlılık yapıcı maddelerin zararları ve sağlıklı yaşamın önemi hakkında bilgilendirme çalışmaları yürüten sağlık kuruluşları bu noktada eğitim kurumları ile işbirliği içinde çalışıyor.

Toplumsal sağlığın gelecek nesiller açısından da son derece önemli olduğu genetik sağlık alanında Türkiye istatistiklerinin iyileştirilmesi bakanlık politikaları arasına alındı. Bireylerin daha sağlıklı ve uzun bir ömür sürmesinin yanı sıra çocuklarının ve onlardan sonraki nesillerinde kaliteli bir yaşam sürmesi bugün uygulanacak olan projelerle sağlanabilir. Devlet tarafından yürütülen bu uygulamalar dışında bireylerin de kendi sağlıkları ve aile bireylerinin sağlıkları hakkında yeterli bilince ulaşması, sağlıklı beslenme kurallarına dikkat edilmesi ve sportif aktivitelere hem çocukların hem de yetişkinlerin yönlendirilmesi büyük önem taşıyor.

Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürlükleri tarafından yürütülen ve ücretsiz olarak halka sunulan sportif aktivitelerle çocuklarınızda spor bilincini oluşturabilir, sağlıklı bir yaşam sürmeleri için ilk adımı sizinle birlikte atmalarını sağlayabilirsiniz. Sağlıklı yaşamın ilk olarak sağlıklı beslenme ve bol hareket kurallarına dayandığını unutmadan gelecek nesillere sağlıklı genler bırakmak hiçte zor değil.

Alıntı: http://www.haber.biz/

Bu haber toplam 966 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT