1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Milli İttifak'ın kadın adaylarından önemli mesajlar
Milli İttifakın kadın adaylarından önemli mesajlar

Milli İttifak'ın kadın adaylarından önemli mesajlar

Saadet Partisi milletvekili adayları Pakize Yüzbaşıoğlu ve Fatma Nevin Gökçe, Sarıyer kadın teşkilatı ile birlikte Sarıyer Manşet Gazetesi’ni ziyaret etti.

A+A-

7 Haziran seçimleri için Büyük Birlik Partisi ile ittifak yapan Saadet Partisi’nin İstanbul 2. Bölge Milletvekili kadın adaylarından Pakize Yüzbaşıoğlu ve Fatma Nevin Gökçe SP Sarıyer kadın teşkilatı ile birlikte Sarıyer Manşet Gazetesi’ni ziyaret ederek önemli açıklamalarda bulundular.

 
Milli İttifak'ın seçim çalışmalarından bahseden Saadet Partisi 2. Bölge Kadın Milletvekili Pakize Yüzbaşıoğlu, “Medya çok fazla yer vermese de Milli İttifak sahada çok ilgi görüyor. BBP ve SP’nin ittifakına halkımız çok sıcak bakıyor. Bire bir iletişimle kadın kolları olarak sadece İstanbul’da 500 bin seçmene ulaştık. Bunun sonucunu 7 Haziran’da alacağız inşallah” dedi. 7 Haziran seçimlerinin önemine vurgu yapan Yüzbaşıoğlu, “7 Haziran’dan sonra Türkiye’yi çok iyi şeyler beklemiyor. Gerek Ortadoğu gerekse İslam dünyası yeniden dizayn edilmeye çalışılıyor. Bu seçim bir kırılma noktası olacak. Halkımızın bu gerçeği göresi lazım” diye konuştu. 
 
Saadet Partisi’nin seçim vaatleriyle ilgili bilgiler veren 2. Bölge Milletvekili Adayı Fatma Nevin Gökçe ise, “Ülkemiz ekonomik anlamda iyiye gençlerimiz işsiz, kredi kartları borçları vatandaşlarımıza büyük yük olmuş durumda. İnanlar geçinemiyor” dedi. AK Parti, CHP, MHP ve HDP’nin seçim bildirgelerini eleştirerek “Bu partilerin seçim beyanameleri birinin kopyası gibi. Hepsi IMF’ye göre hazırlamışlar. Şimdi diğer partilerin seçim beyannamelerine baktığımızda rakamlar havada uçuyor. AK Parti bir çözüm sürecinden söz ediyor ama ne olduğunu kimse bilmiyor. CHP’de rakamlar konuşuyor. MHP’de aynı durum. HDP halklar eşittir diyor. Halka bir şey vermiyorlar” ifadelerini kullandı.
 

Terör sonlandırılacak

İşte Yüzbaşıoğlu ve Gökçe’nin gazetemize açıkladığı Milli İttifak Seçim Beyannamesi’nden bazı başlıklar: “Ülkemizde terörü sonlandıracak, sosyal birliği ve kardeşliği tesis edeceğiz. Ancak devletin varlığı ve milletin birliği zaafa uğratılmamalıdır. Temel insan hakları pazarlık konusu yapılamaz. Devlet bu hakları vermekle yükümlüdür. Tüm vatandaşlarımız bizim yönetimimizde 1. sınıf vatandaş olacak. Hiç kimse siyasi görüşünden, ideolojisinden, dilinden, inancından, mezhebinden, cinsiyetinden, etnik kökeninden, ırkından vb. dolayı ayrımcılığa ve adaletsizliğe uğramayacak.
 
Hukukun ve hukukun üstünlüğü ilkesinin hangi saiklerle olursa olsun, içinin boşaltılmasına, zayıflatılmasına izin vermeyeceğiz. Hukuku yeniden ihya edeceğiz; masumiyet karinesini en temel ilke olarak tüm vatandaşlarımız için geçerli kılacağız. Edirne’deki kardeşinin acısını Hakkâri’deki kardeşi duyan, Diyarbakır’dan yükselen bir sese Çankırı’dan ses veren bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. İnsanların bir arada ve mutlu yaşayacağı bir ülkeyi el birliğiyle ilmek ilmek dokuyacağız.
 

Cumhurbaşkanına tahsis edilen örtülü ödenek kaldırılacak

Ahlak siyasete hâkim kılınacaktır. Milli İttifak’ın iktidarında siyasetin finansmanı şeffaflaştırılacaktır. Kamu yönetimi şeffaflaştırılacak, üst düzey yönetimler belli aralıklarla çalışmaları hakkında halkımıza bilgi verecektir. Siyasi sorumluluğu bulunmayan Cumhurbaşkanına tahsis edilen örtülü ödenek kaldırılacaktır. Hiçbir merci tarafından denetimsiz ve hesap verilmeyen kamu harcaması yapılamayacaktır.
Kuvvetler ayrılığı prensibini hukukun üstünlüğü ilkesine göre yeniden ve geri dönülmez şekilde tesis edeceğiz, güçlünün hukuku yerine, hukukun üstünlüğü ilkesine işlerlik kazandıracağız. İşte o vakit insanlarımız onurlu, saygın bir ülkenin saygın vatandaşları olmanın ne demek olduğunu anlayacaktır.
 

Yüzde 10 seçim barajı kaldırılacak

Siyaseti demokratikleştireceğiz, demokrasiyi toplumsallaştıracağız. Yüzde 10 seçim barajını derhal kaldıracağız, seçim sistemini sosyal adalete ve milletimizin beklentilerine uygun hale getireceğiz. Siyasi partilerin aldıkları oy oranına göre Meclis’e girmesinin ve nispi temsil sistemine göre tüm toplum kesimlerinin Meclis’te temsil edilmesinin önünü açacağız.
Siyasi partilere devlet yardımının, seçime katılan partiler arasında hiçbir ayrım yapılmadan aldığı oy oranına göre adil bir şekilde paylaştırılmasını sağlayacağız. Siyasetin finansmanını şeffaflaştıracağız. Bu yönde gerekli her türlü yasal düzenlemeyi ivedilikle gerçekleştireceğiz. Siyasi partilerin kendi amblemlerini kullanarak seçim işbirliği yapmalarının önü açacağız.
Referandum müessesesine daha fazla işlerlik kazandırılacak, önemli yasalar milletin onayına sunulacaktır. Özelikle temel hak ve özgürlükler alanında yapılacak yasal değişikliklerin belli sayıda milletvekilinin imzası ile referanduma sunulmasına imkan vereceğiz.
 

Vatandaşlar kanun teklifi verebilecek

Vatandaşlarımızın, kanun teklifi vermesinin önünü açacağız. Koşulları ve çerçevesi Anayasada belirlenecek hususlarda, 150 bin imza ile vatandaşlar kendilerini ilgilendiren konularda, görüşülmek üzere, Dilekçe Komisyonu aracılığıyla TBMM’ye kanun teklifi verebileceklerdir.
 
Medyanın objektif ve tarafsız olması, medya sahiplerinin de sadece medya ile ilgili alanlarda faaliyet göstermesi sağlanacaktır. Milletimizin tüm fertlerinin vergileriyle finanse edilmesine rağmen, iktidarların halk üzerindeki propaganda aracına dönüşen kamu yayın kuruluşları gerçek anlamda kamu yararı için çalışan kurumlara dönüştürülecektir.
 

Savcılar ve hakimler yapısal ve kurumsal olarak birbirinden ayrılacak

Adalet mülkün temelidir, fakat geç kalmış adalet, adalet değil zulümdür. Adaletin hızlı işletilmesi için usul kanunlarında gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Savcılar ile hâkimler yapısal ve kurumsal olarak birbirinden ayrılacak, iddia ve savunma işlevini yerine getiren savcılar ile avukatların konumları denk hale getirilecektir. İnsan hakları ihlalleri konusunu ele alan, İnsan Hakları İhtisas Mahkemeleri kurulacaktır. Siyaset ve idare, yargıya karışmayacak, yargının siyasallaşması yolu bir daha açılmamak üzere kapatılacaktır.
Kamu yönetiminde kamu yararı, liyakat ve ehliyet esaslarını hayata geçirilecek. Kamu görevlileri ile ilgili dava açılabilmesi için aranan üst yöneticilerinin izin şartı sınırlandırılacaktır. Devlet personel yönetimi, hükümetlerin vatandaş üzerindeki patronaj ve baskısının bir aracı olmaktan çıkarılacak, liyakati ve performansı ölçü alan bir anlayışla yeniden düzenlenecek.
 

Mahalle meclisleri ihdas edilecek

Yerel yönetimleri vatandaş katılımı ile güçlendireceğiz. Vatandaş Meclisleri ve Mahalle Meclisleri ihdas edilerek halkın yönetime katılması teşvik edeceğiz. Muhtarların da belediye meclislerinde temsil edilmesini sağlayacağız.
Kırsal kalkınma desteklenecek. Herkes kendi işinin sahibi olacak, kırsal kalkınma için ‘Yeni Nesil Kooperatifler’in kurulmasına öncülük edilecek. Gelirin tabana yayılması sağlanacak. Yerel ekonomik kaynaklar değerlendirilerek bölgesel gelişme sağlanacak ve Yerel Ekonomik Gelişme Programı uygulanacaktır.
 
Çıkış noktası yerli kaynaklarla yerinden kalkınma olan Kalkınan Anadolu Projesi (KAP) Türkiye’nin en temel ihtiyaçları göz önüne alınarak tasarlanmış, doğal kaynaklarımızın en verimli şekilde kullanılması amaçlanan büyük bir projedir. Bu projeyle Erzurum’dan başlayıp Ankara’da bitecek büyük su kanalları ile birlikte göletler oluşturulacak, yeni barajlar yapılacak, elektrik enerjisi sağlanacaktır. İstihdam artırılarak göç engellenecektir. Ekolojik zenginlik sağlanacak, tarım ve hayvancılık şehirleri kurularak tarım ve hayvancılık endüstrisi geliştirilecektir.
 

Denizcilik Bakanlığı kurulacak

Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen denizin nimetlerinden yeterince istifade edemiyoruz. Milli İttifak iktidarında Denizcilik Bakanlığı kurulacak ve denizcilikle ilgili tüm işlemler buradan takip edilecektir.
 
Büyükşehir ve il belediyelerine, gelişen dünya şartlarına, teknolojilerine göre şehrin ekonomik ve sosyal yönden gelişmesi için şehrin geleceği ile ilgili sürekli raporlar hazırlayıp yön verecek ‘Şehir Strateji Birimi’ kurulacaktır.
 
Türkiye’de işsizlik, kalkınma ve dışa bağımlılık problemi, sanayileşme yolu ile bilgi ve teknoloji üretmek suretiyle çözülecektir. Türkiye bu kapsamda, kendi arabasını, kendi akıllı telefonunu, kendi mikro-işlemcisini, kendi nanoteknolojisini, kendi biyoteknolojisini üretebilen bir ülke olacaktır.
 
Devletin verimli olmayan birimleri daraltılacak, kaynak israfı ortadan kaldırılacaktır. Halihazırdaki haksız vergi sistemi revize edilecek, üreticilerin ve tüketicilerin maruz kaldıkları haksız, vergiler hak ve adalet temelinde yeniden düzenlenecektir.
 

Nanoteknoloji desteklenecek

Devlet, yeni teknolojilere hem kamu yatırımı yapacak hem de özel sektörde yatırım yapan şirketleri destekleyecektir. İlaç ve aşı üretimi, nanoteknoloji, chip (çip) ve donanım üretimi, benzinli ve dizel motor fabrikaları, uçak uzay ve havacılık sanayi, savunma sanayii denizaltı ve muhrip üretimi gibi stratejik alanlarda ülkemizin sanayicilerinin ürettikleri ileri ürünlerin iç piyasada kullanımı ve bunun yanı sıra ihracatı desteklenecektir.
 
Milli İttifak iktidarında öncelikle iç ve dış borçlanmanın temel nedeni olan ekonomik program değiştirilecek, onun yerine Adil Ekonomik Düzen kurulacaktır. Böylece, ekonominin temelinde rant değil, üretim olacaktır. Kaynaklar doğrudan katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilecek, üretim seferberliği ile birlikte borçlar yeniden borçlanarak değil, üretim arttırılarak kapatılacaktır.
 
Devletin 450 milyar TL tutarındaki iç borcunun bir kısmı, kamunun kamuya olan borçlarının silinmesi yoluyla, bir kısmı uzun vadeli bir plan dahilinde Merkez Bankası kaynakları vasıtasıyla, kademeli olarak sıfırlanacaktır.
 
Milli İttifak iktidarında ekilebilir bütün araziler tarıma açılacak, bütün madenler ve cevherler işletilecek, iş ve çalışma koşulları iyileştirilerek bütün işsizlere istihdam alanı sağlanacaktır. Kayıt dışı ekonomi ile mücadele edilecek, vergi dilimleri ve oranları makul seviyeye indirilecek, beyana dayalı vergi sistemi esas olacaktır.
 

Havuz sistemi yeniden kurulacak, kaynak israfı engellenecek

En büyük kaynak paketimiz insan kaynağımızdır. Genç, inançlı ve kabiliyetli milletimizdir. Adil bir ekonomik düzenin kurulmasıyla ‘Birlikte iş yapma ve adil paylaşım sistemi’ kaynağımız harekete geçilecektir.
 
Havuz Sistemi (Kamu Tek Hesabı) yeniden kurulacak, böylece kaynak israfı engellenecektir. Borç-faiz sarmalından çıkılmasıyla, bütçeden yapılan yıllık ortalama 50 milyar TL’lik faiz ödemesi önlenecektir.
 
Vergilerin ağırlıklı mali güce bakılmaksızın, tüketiciden alınmaktadır. Mali güce bakılmaksızın asgari ücretliden de üst gelir grubundakinden de aynı oranda alınmaktadır. Asgari ücret açlık sınırının altında olmayacak ve asgari ücretten vergi alınmayacaktır. Vergi mevzuatı tek kanunla, öz ve açık hale getirilecektir.
 
İthal ikamesi ile yerli üretimin artması ve faiz politikalarının terk edilmesiyle enflasyon ve ekonomideki kırılganlıklar giderilmiş olacaktır. Böylece enflasyon sorunu kısa bir zaman içinde çözülecektir.
 
Milli İttifak iktidarında Türkiye üreten ve ürettiğini pazarlayabilen bir ülke haline gelecektir. Ekonomi yönetimi A’dan Z’ye üretime odaklanacak, kaynaklar en verimli şekilde üretime sevk edilecektir.
 
Yurtdışı ticaret ataşelerimizin etkinliği artırılacak, bu ataşeliklerin ‘Dış Ticaret Ajansları’ gibi çalışmaları sağlanacaktır. Gümrük mevzuatı sadeleştirilecek ve şeffaf hale getirilecektir. Gümrük hizmetlerinin kalitesi arttırılacak, hızlandırılacak ve etkinleştirilecektir. Yerli ve ileri teknoloji mallarının üretiminde kullanılan girdiler üzerindeki vergiler düşürülecektir.
 
Tarım alanlarının amaç dışı kullanılmasında ilk sırayı yerleşim ve sanayi alanları almaktadır. Düne kadar yeryüzünde kendini besleyebilen yedi ülkeden biri olduğumuz halde, uygulanan yanlış tarım politikaları neticesinde, bugün tarım ürünleri ithalatımız ihracatımızı çok geçmiş durumdadır. Tarımda şu düzenlemeler yapılacaktır: Tarım ve hayvancılık stratejik bir sektör olarak ilan edilecek ve aşağıda belirtilen hususlar süratle gerçekleştirilecektir. Türkiye Tarım ve Hayvancılık Kurumu kurulacaktır. Bu kuruma bağlı bir ‘Tarımsal Destek Fonu’ oluşturulacak ve bu fon vasıtasıyla çiftçiye faizsiz tarım ve hayvancılık kredileri verilecektir.
 

Çiftçinin pazar sorunu çözülecek

Çiftçinin pazar sorunu çözülecektir, ürün borsaları kurulacak. Ürün borsaları ile tarımsal ürünlerin fiyatlarında istikrar sağlanarak, üretici mağduriyeti önlenmiş olacaktır.
 
Esnaf ve Sanatkârlar ile KOBİ’lere Koordinasyon ve Planlama Merkezleri ile çözüm ortağı olacağız. Esnaf ve sanatkârların ağırlıklı olarak yer aldığı KOBİ’ler, çalışan sayısı bakımından toplam girişimlerin yüzde 99,9’unu, istihdamın yüzde 76’sını, katma değerin yüzde 54’ünü, yatırımların yüzde 50’sini ve üretimin yüzde 56’sını oluşturmaktadır. KOBİ’lere verilecek, yatırım ve finans teşvikleri artırılacaktır.
 
Plansız biçimde şehirlerde yükselen Alışveriş Merkezlerine (AVM) yönelik düzenlemeler yapacağız. Trafik sorunlarını beraberinde getiren, esnafımızı kepenk kapatmaya zorlayan AVM’ler karşısında halkımızı korumasız bırakmayacağız. Teşvik Yasası yeniden düzenlenerek ithal ikamesi sağlayan, ihracat potansiyeli olan yatırımlara ve özellikle KOBİ’lere destek verilecektir. Büyük yatırımcı ve üreticilerin KOBİ’ler için lokomotif olması sağlanacaktır.
Ülke kaynaklarını ranta değil, üretime yönlendireceğiz. Esnafımız ve KOBİ’ler için Ticaret ve Sanayi Odalarının daha etkin ve verimli projeler üretmesini teşvik edeceğiz; Koordinasyon ve Planlama Merkezleri oluşturarak verimli, etkili yatırım ve üretim modelleri geliştireceğiz. Ulaşımda milli teknoloji ve insan gücünü harekete geçireceğiz.
 

Kombine ağ taşımacılığını geliştireceğiz

Yük taşımacılığında, demiryolu ve denizyolunun payları artırılacaktır. Az gelişmiş bölgelerin ulaşım bağlantıları güçlendirilecektir. Kuracağımız milli yüksek teknolojide kendi mühendis ve işçilerimizin el emeği ve yerli malzeme ile Milli Demiryolu Tesisleri kurup Milli Tren Setleri üreteceğiz. Milli Yüksek Hızlı Tren Demiryolu ağları yaygınlaştırıcağız.
 
Ülkemizde bulunduğu tespit edilen ‘Kaya gazı’ üretimi çalışmalarına hız verilecektir. Kaçak-kayıp bedelleri hiçbir şekilde vatandaşlarımızın üzerine yük olarak bindirilmeyecektir. Bu konuda gerekli tüm adımlar hiç vakit geçirmeden atılacaktır.
 
Kalkınma ve sanayileşme çabalarını sürdüren ülkemizde çevre tahrip edilmektedir. Ülke genelinde erozyon, kentleşme ve buna bağlı altyapı sorunları yoğun olarak yaşanırken, bazı bölgelerimizde, sanayileşmeden kaynaklanan toprak, hava ve su kirliliği gibi çevre tahribatı tehlikeli boyutlara ulaşmıştır.
 

2b arazileri orman köylülerine satılacak

Yeryüzünün tabiat ile uyumlu bir şekilde imar edilmesi ve ekonomik faaliyetlerin bu anlayış üzerine bina edilmesi başlıca hedeflerimiz arasındadır. Milli İttifak; üretim ve tüketimde insan ile tabiat arasındaki dengeyi, insan sağlığını ve tabii dokunun korunmasını esas alan çevre politikalarını uygulayacaktır.
 
Kentleşme, sanayileşme ve yapılaşmada ormanlar, meralar ve tarım alanları kullanılmayacaktır. Kıyı alanları, sahil şeridi ve koylar tüm halkımıza aittir. Bu alanların gerçek veya tüzel kişilere devredilemez. Böyle bir tahribatın önüne geçilecektir.
 
Petrol yakıtlarıyla çalışan ulaşım sistemleri yerine elektrik ve doğal gazla çalışan ulaşım sistemleri özendirilecektir. İnsani koşullarda toplu taşımacılığa önem verilerektir. 2B arazileri gerçek sahibi olan orman köylülerine uygun şartlar ile satılacaktır.
 
Madencilik faaliyetleri sonucunda tabii halini kaybeden alanların doğaya yeniden kazandırılması için tarafların ‘Peyzaj Onarım, Kapatma ve Rehabilitasyon Projesi’ hazırlaması zorunlu hale getirilecektir.
 
Şehirler insan yiyor. Şehirlerin ortasında kibir kuleleri yükseliyor. Türkiye’nin temel sorunu ahlak ve maneviyatın erozyona uğraması. Çarpık şehirleşme ve rant sorunu bu çerçevede dikkat çekiyor. Yanlış kalkınma, tarım ve yönetim politikaları neticesi olan iç göç, toplumun sosyal yapısını ve güvenliği olumsuz yönde etkilemektedir. Milli İttifak iktidarında; tersine göçün sağlanması için maddi ve manevi kalkınma dengeli ve planlı bir şekilde yürütülecek, Türkiye’nin tamamı yaşanılır hale getirilecektir.
 
Bölgeler arasındaki gelir dengesizlikleri giderilecek herkese doğduğu yerde yaşama ve iş bulma imkânları sağlanacaktır. Devlet öncülüğündeki sanayi ve ileri teknoloji yatırımları Anadolu’nun her bölgesine yaygın/yatay olarak yapılacaktır.
 
Yatay, dengeli, ölçülü, insani şehirler inşa edilecektir. Ucuz ve kaliteli konut projeleri ile vatandaşlarımızın barınma sorununa rant odaklı değil, insan odaklı ve ihtiyaca göre çözümler üretilecektir. Kentsel dönüşüm adı altında şehirlere yöneltilen rantçı ve yağmacı saldırılar son vereceğiz.
 
Kentsel dönüşüm uygulaması 35 ilde yaklaşık 6.5 milyon konut ve 26 milyon insanımızı ilgilendiren önemli bir konudur. Bu kanun çıkarılmadan önce yeterince tartışılmamış; sosyal, hukuk, psikolojik ve hak boyutu çok önemli olmasına rağmen, ilgili insanların, STK’ların, meslek odalarının, üniversitelerin katkısı talep edilmeden kelime ve kavram kargaşası içerisinde değerini yitirmiştir.
 
Şehirlerimizi kısa vadeli kişisel rant ve menfaatlere kurban ettirmeyeceğiz. Yüz yıl sonrasını düşünerek şehirlerimizi planlayacağız. Yaşanabilir şehirler inşa etmenin temel kriterini rant, menfaat, yolsuzluk değil, bir arada, mutlu yaşam olacaktır.
 
Gerçek bir kentsel dönüşüm şu şekilde yapılacaktır: Riskli alanlarda yaşayanlar, mahalli yönetimler, STK’lar ve meslek odaları süreçlere katılacaktır. Bölgesel ve sosyal durum göz önüne alınacak, yerel kültür korunacaktır. Alan içerisindeki sağlam ve yeni binalar korunacaktır. İnsanların beton kulelerin arasına sıkıştırıldığı, komşuluk ilişkilerini yitirdiği, sosyal gelişimlerini sekteye uğratarak birbirinden uzaklaştığı dikey betonlaşma hastalığı terk edilecektir.
 

Öğrencilere ücretsiz servis ve bedava öğle yemeği verilecek

Sayıları yüzbinleri bulan ve kamuoyunda ‘atanamayan öğretmen’ olarak nitelenen öğretmenlerimizin sorunları çözülecek; objektif ölçütlere göre atamaları gerçekleştirilecektir. Üniversite öğrencilerimize, gönüllülük esasına göre, burs karşılığı yarı zamanlı danışman/rehber olarak çalışma imkânı sunulacaktır.
 
Eğitimde öğrenci merkeze alınacaktır. Öğrencinin araştırma, yeni şeyler bulma ve keşfetme yetenekleri geliştirilecektir. Okul, öğrencilere adaleti, merhameti ve sorun çözmeyi öğretecektir.
 
Zorunlu öğretim kapsamındaki İlk, orta ve lisedeki öğrencilere ücretsiz servis hizmeti ve bedava öğle yemeği verilecektir. Anayasaya ve yasalara aykırı olmamak kaydıyla her düzeyde ve alanda eğitim ve öğretim kurumlarının açılması serbest olacaktır. Kur’an kursları ve hafızlık eğitiminin önündeki tüm engeller kaldırılacaktır.
 
Bu haber toplam 2480 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT

1 Yorum