1. HABERLER

  2. POLİTİKA

  3. Merdan Ali Gürkan’dan 19 Mayıs konuşması 
Merdan Ali Gürkan’dan 19 Mayıs konuşması 

Merdan Ali Gürkan’dan 19 Mayıs konuşması 

CHP Sarıyer Belediye Meclis Üyesi Merdan Ali Gürkan’ın meclis toplantısında 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı ile ilgili yaptığı konuşmada Nutuk’tan yaptığı alıntılar seyirciler tarafından büyük beğeni topladı.

A+A-

Konuşmasında Atatürk’ün gençlere verdiği öneme değinen Merdan Ali Gürkan, “Atatürk gibi düşünün ve yoksul-zengin, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, benden-senden demeden, gençlerden sevginizi eksik etmeyin” dedi.

Kürsüde meclisi selamlayarak başlayan Merdan Ali Gürkan, Mustafa Kemal Atatürk’ün kitabından yaptığı alıntılarla konuşmasını şu şekilde sürdürdü; "Benim, bu iki kolorduya doğrudan doğruya emir ve komuta vermekten daha ileri bir yetkim vardı ki, müfettişlik bölgesine yakın olan askerî birliklere de tebligat yapabilecektim. Aynı şekilde, bölgemde bulunan ve bölgeme komşu olan illere de tebligatta bulunabilecektim.

Bu yetkiye göre, Ankara'da bulunan 20'nci kolordu ve bunun bağlı bulunduğu müfettişlik ile Diyarbakır'daki kolordu ile ve hemen hemen Anadolu'nun bütün sivil yönetim amirleriyle ilişkiler kurabilecek ve yazışmalar yapabilecektim. 
Bu geniş yetkinin, beni İstanbul'dan sürmek ve uzaklaştırmak maksadıyla Anadolu'ya gönderenler tarafından, bana nasıl verilmiş olduğu garibinize gidebilir. Hemen ifade etmeliyim ki, onlar bu yetkiyi bana bilerek ve anlayarak vermediler. 

Ne pahasına olursa olsun, benim İstanbul'dan uzaklaşmamı isteyenlerin buldukları gerekçe, Samsun ve dolaylarındaki güvensizlik olaylarını yerinde görüp, tedbir almak üzere Samsun'a kadar gitmekti. Ben, bu görevin yerine getirilmesinin bir makam ve yetki sahibi olmaya bağlı bulunduğunu ileri sürdüm. Bunda hiçbir sakınca görmediler. O tarihte, Genelkurmay'da bulunan ve benim maksadımı bir dereceye kadar sezmiş olan kimselerle görüştüm. Müfettişlik görevini buldular; yetki konusu ile ilgili talimatı da ben kendim yazdırdım. Hattâ Harbiye Nazırı olan Şakir Paşa, bu talimatı okuduktan sonra, imzalamaya çekinmiş; anlaşılır anlaşılmaz bir biçimde mührünü basmıştır.” 
Nutuk / Gazi Mustafa Kemal Atatürk

Cümle Osmanlı mülkünün göz bebeği olan Payitaht, İtilaf Devletlerine ait 6’sı denizaltı olmak üzere, 167 gemilik donanma ile boğaza zincir atılarak, 3500 kişilik bir işgal kuvveti ile teslim alınmıştır. Ne acı ki, çok değil 3 sene evvel 200 bin şehitle Çanakkale’de geçit vermediğimiz düşman,elini kolunu sallaya sallaya Ulu Hakan Fatih’in kadim şehrine ayak basmıştı. 

O günlerde, bir milletin kaderini ellerinde yeniden yaratacağının henüz farkında olmayan yiğit bir Osmanlı Subayı olan General Mustafa Kemal, sömürülen halkların zihinlerine şiar olarak yerleşecek şu sözü tarihe not düşürecekti; 
“Geldikleri gibi giderler.” 

Çanakkale direnişinin kahramanı, Milletin istiklaline göz dikenlerin, milletin azim ve kararı ile bertaraf edildiğine defalarca komutanlık etmişti. Milletinden aldığı cesaretle, 16 Mayıs günü çıktığı İstanbul’dan 19 Mayıs günü Samsun’a ayak basarak, Anadolu’nun dört bir yanında, dağlarda, köylerde, kentlerde düşmana aman vermeyen yüce Ulusumuzun lideri olmak için feraseti bağlanmış, gaflete düşmüş, Milletinin felahı yerine kendi saadetine bağlanmış Padişah Vahdettin’e karşı kıyam etmiştir. 

Ve o günden sonra, ne ülkemiz için ne de bu cennet vatana göz diken emperyalistler ve onların türlü vaatlerine aldanan işbirlikçiler için, hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır.  Çünkü Kurtuluş’un ateşi Selanikli bir yiğit tarafından yakılmıştır. 

Bugün, o ateşin sıcaklığını dün gibi sıcacık kalplerinde taze tutan sizlere selam olsun. 100. Yılına 1 kala,hiçbir işgalciye boyun eğmeyen aziz milletimize selam olsun. Dünü yaratanlardan, dünü bugünlere taşıyanlardan Milletimizin Mevlası Yüce Allah razı olsun. Şimdi, biz gençler, bu şanlı duruşu hiç usanmadan yarınlara taşıyacağız. 

Ulu us Gazi Atatürk, Nutuk’ta geleceği bize şöyle seslenerek emanet ediyor;
“Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen millî felâketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve bu aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir.

Bu sonucu, Türk gençliğine emanet ediyorum.”

Milletinin dirilişini kendi doğum günü bilen, bütün ümidini gençliğe bağlayan ulu önderin bu emaneti, Milli bayramımız,değil bir yüzyıl,binlerce yıl daha biz ve bizlerden sonra gelecek gençlerin omuzlarında yükselmeye devam edecektir. 

Yeter ki sizler bu kıymetli gençlere sırtınızı dönmeyin. 
Kültürel yozlaşmanın öğelerine teslim etmeyin.
Ahlaki ve ekonomik çöküntüye kurban etmeyin.
Siyasi ve maddi kaygılarınız uğruna onları vasıfsız, özgüveni yitmiş, korkak bir hale getirmeyin. 
Çağın bilimsel koşullarının gerisinde eğitim sistemleriyle, çağdaşlarıyla yarışamayacak durumda bırakmayın. 
Ağır ve zorba iş hayatına maruz bırakıp sömürmeyin. 
Onları kullanılacak metalar haline getirmeyin.
Yoksul-zengin, Türk-Kürt, Alevi-Sünni, benden-senden demeden, onlardan sevginizi eksik etmeyin.
Onları yüceltin ve onların haklarını verin.
Atatürk gibi düşünün. 

Eğer bunları yapmazsanız Allah göstermesin ama gün gelir de yine 100 yıl önceki gibi emperyalistler tarafından bu ülke işgal edilip, bu devlet teslim alınmak istendiğinde değil 1, 100 Mustafa Kemal Atatürk gelse de şanlı bayrağımızı göklere çekip bizlereHürriyeti armağan edemez. 

Unutmayın ki kahramanlık öyküleri yiğit ve asil gençlerle yazılır. 

Bu vesileyle Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü özlem ve minnetle anıyor, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyorum.

Bu haber toplam 1684 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT