Ben payımı aldım, sıra sende!

Doktor eczacıya reçete gönderiyor. Okuyabilene aşk olsun! Sadece birbirlerinin anlayacağı dilden yazılmış bir pusula. Hem de antetli. Çok dikkatimi çekti. Merak ettim araştırdım. Pekte bir çözüm yok! Bana enteresan geldi. Bir bilene sordum bu sefer. Bana cevap olarak, iki insanın arasına girilmeyeceğini bu yaşa geldiğine göre öğrenmiş olması lazım dedi.

Hayır, konu bu değil dedim. Mesele reçeteyi okuyamamakta!

Derin düşüncelere daldım. Bin bir zorluk ve sıkıntıya katlanarak, sabahın köründe hastaneye gidiyorsun. Yeşil kart değil. Zaten tanıdık, tahlillerimi gösterdim ve bir reçete yazıldı. Okumak mümkün değil. Evir, çevir, yok öyle bir şey. Anlaşılır gibi değil yani.

Tek çare eczaneye, el mecbur gitmek. Artık işlemlerim tamamlanmış. Tahlil sonuçları gayet okunaklı. Raporlar tamamen resmi dilde yazılmış. Lakin reçeteyi görünce adamın dudağı uçukluyor yani. Okunmuyor baba. Bildiğin gibi değil.

Nöbetçi eczaneye gittim. Kalfaya sordum. Cevap vermeden ilaçları önüme koymaya başladı. Hiç üşenmeden. Gönül rahatlığıyla kredi kartından ödeme yaptım. Güzel bir ‘Bayer’ poşeti içinde ilaçlarım ve üzerinde tamamen, okunaklı ve kalfanın izah edebileceği ve benim anlayabileceğim şekilde ilaç kutuları üzerinde yazı. Harika.

Meraktan olacak. Evden dönüşte reçete elimde. Servisi zor bekliyorum. Hemen eczaneye yetiştim.

- Arkadaş dedim burada ne yazıyor? Ben bunu okuyamadım
- ‘Sana ilaçları verdim ya’ dedi.
- ‘Tamam.  Aldım da burada ne yazıyor?’ dedim, onu merak ediyorum. Bunu bana izah eder misin? Ne de olsa samimiyiz tabii. Dostluğuna güveniyorum! Bana mesleki olarak bilgi ver dedim.

Reçetede yazan: Doktor, Ben paramı aldım, eczacıya, sıra sende diyor!

Benim kafama takılan reçetenin yazılış şekli veya okunuşu değil tabi. Biz sadece okuyabildiğimiz tarafı ile ilgileniyoruz. Yani ilacın üzerine yazan kısmı ile. Bizim için kullanış şekli önemli bu saatten sonra. İlacın üstüne baktım, 3X1 nasıl yani. Gerekli izah yapılmalıydı. Merakla sordum. Bu nedir dedim?

Canım abicim dedi. Mesela bir işin var devletle, ihale alacaksın. Veya bir arsa işi bitireceksin, ya da bir villa yapacaksın. Hemen rakam bellidir. 3x1 kuralı geçerlidir. Yani tarife gereği reçete yazılmaktadır. Sonrada gereken paylaşmayı yapacaksın. Ben mi yapıcam?  Onlar mı yapacak? Problem burada zaten. Eğer sen yapmazsan o zaman hapların hepsini birden yutarlar. Gerçi yüksek doz sayılmaz ama. Mide bulandırır, zehirlenmeye yol açar ve kesin olarak ameliyat etmek gerekir veya mide yıkanması lazım. İlk olarak kusma yöntemi uygulanır. İlk aşamada bir kişi seni kusturmaya çalışır. Olmadı peşinden ikinci gelir.

Gene olmadı toplucana kusturmaya gelirler. Dirensen de nafile. Artık olay çözülmüştür. Tek çare en azından, ikisini dışarı çıkarmaktır. Daha erimeden, henüz kana karışmadan. İkisini çıkartırsın ve insanlar seni beklemeye başlarlar. Bu iş çözüldü diye beklerken ilk aldığın ağır basar onu da çıkarmak lazımdır. Oysa erimeye yüz tutmuş ilaç maalesef, dışkı yoluyla ancak dışarı çıkabilir. Ter yoluyla çıkabilir. Bu arada seninle ilgilenen, yardımcı olmaya çalışan herkes farklı ameliyatlar ve can çekişmeler beklediğinden ortamı ve yaşadığını ve yaşattıklarını bilmez sana yardımcı olmaya çalışırlar. Oysa sen malı götürmüşsündür. Tek çare gerekeni makul yönde izah etmektir. Nasıl izah edeceksin.

3x1 gereği tarafımdan yazılmış bulunan reçetenin gerekli operasyonunu yaptığımdan hasta yakınları ilgili kişileri hemen uyardıklarından dolayı, 1/3 ben aldığımdan onlara bir şey kalmamıştır. Bu vesile ile hasta ile boşa uğraşılmaktadır. Saygılar sunar bu hapları içmeyen diğer arkadaşlarında sorumluluğunda gereken işlemlerin yapılmasını rica ederim. Malum böyle olunca diğer halükarda gerekli sorumluluğu almamak için hemen ağız yolu ile dışarı çıkarlar ve kusma yolu ile bir nebze temize çıkmışlardır. Çünkü erime olmadığından tahlilde gözükülmemiştir.
Bunu nasıl şikâyet edeceğiz?  Yanlış uygulamanın..

Şikâyet Başhekime yapılacağından ve de Baş Hekim’in tüm bu uygulamadan haberi olmadığından, doktorları çağıracaktır. Bir reçetenin düzgün yazılması ve ilaçların düzenli alınması koşulu ile gereken sakıncalı ilaçların hastaya tam olarak tarifi verilmediğinden yutmanın yani hasta tarafından kullanılması topyekun tek kişi bir totalda alındığından gereğinin tarafınızdan yapılması diyecektir. Nasıl yani!

Hayatım! Baş Hekimler, normal zamanda muayene yapıp reçete yazmaz. Bu sadece acemiliktir. Doktorlarda tecrübesiz olunca maalesef böyle hatalar oluyor ve herkes mesleğinin bir kısmından fedakârlık yaparak terfi beklemelerinde gecikme olmuş oluyor. Ya da terfi ertelemesi veya meslekten men oluyorlar. Ki henüz hatalar ameliyat veya insan kaybı olmadığından bu düzeye ulaşmamıştır…

Rapor; Doktorlar kendi inisiyatifleri gereği geri planda kalmış olup,  yerine gereken atamalar yapılmıştır. Baş Hekim çaresiz ve yalnız, hastanenin düzeni için fedakârca uğraşmaktadır.

Hepsi bu mu? Reçete okuyamamanın izahı!  Size asıl Bypass’ı anlatayım, bir daha reçeteye bile gerek duymazsınız.

Sizlere acil şifalar diliyorum…

Yorumlar (0 Yorum):

Yorum Gönder comment
Add to Technorati
Etiketler
Bu haberde etiket yok
Bu haberi degerlendir
0
Powered by Vivvo CMS v4.0.3