Sarıyer Manşet Gazetesi: En - Direk Serbest Atış En - Direk Serbest Atış ================================================================================ irfankaban on 29 April, 2010 04:45:00 Kim, ne zaman, nerede, nasıl, niçin, uydurmuş meçhul ama, bir terim uydurulmuş… Bir terim uydurulmuş ve bu terim de tutmuş mu tutmuş… Spiker şöyle anlatıyor: “Verilen en-direk serbest vuruşu kullanmak üzere topun başına on numara geldi.” - E tabi ki on numara gelecek: Terim on numara, atış başka numaraya kullandırılır mı? Öbür vuruş serbest vuruş, tabi serbest olunca her numara kullanabilir. En-direk serbest olunca onu kullanmak on numaraya yakışır… Be kardeşim iki vuruşta da serbest kelimesini niye kullanıyorsun? Demi! Serbestse niye en-direk? En-direkse bunun serbest olan yanı ne? Ne diye kuyruğuna bir de serbest yerleştirip kafamızı karıştırıyorsun? Ben bu işe kafayı taktım. Epey yere, televizyonda maç anlatan spikerlerin yaptığı bu dil katliamını dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Pek bir işe yaramadı. Neyse, enden direkten vazgeçtim bu kere serbest kısmının kaynağına gittim. Bir felaket de orada: Nasıl mı? - İş Osmanlı zamanına gidiyor. Farsça’da ser baş demek, best, bağlı olmak, serbest ise başı bağlı olmak anlamına geliyor. O dönemlerde İstanbul şehrine öyle her önüne gelen, ipini koparan(!) giremiyormuş. İstanbul’un giriş yerlerinde kontrol yapılıyormuş. Sorgulanan şey ise, gelenin İstanbul’da başını bağlayan bir şey var mı yok mu meselesi… Yani mesele o ki; şehirde herhangi bir iş bağlantısı var mı? Yakın akrabası falan ikamet ediyor mu? Yok mu? Gerisin geriye geldiğin yere postalanıyormuşsun. Yani kısaca anlayacağımız serbest olmayan bir kelime, gel zaman git zaman tam da “engeli olmamak” anlamına gelir olmuş… Şimdi gelelim son terim mucitlerimizin katkısıyla genel Türkçe olayımızın özel sorununa: Bir kelime Farsça, bir kelime İngilizce&Fransızca karışımından bozulmuş, bir aklı evvel de ikisi üzerine mucitliğini oturtmuş serbest kelimesini orijinal anlamına döndürerek en-direk başı bağlı (serbest) vuruş demiş. Demiş de, ötekine serbest vuruş demeseydi bunun böyle olduğunu o zaman yerdik. - Serbest Cumhuriyet Fırkasını bilir misiniz? Serbest Cumhuriyet Fırkası deyip geçmeyin. Sarıyer’de kurulmuştur. Necmettin Molla Beyin köşkünde. Hatta partinin kurucu başkanı Ali Fethi Okyar şöyle anlatır: Bu esnada bahçede bulunuyorduk. Gazi’ye yanaştım. “Sizin fırkanızın ismini buldum: Serbest Cumhuriyet Fırkası. Bu isme ne dersiniz?” dedi. “Serbest kelimesi tamamen liberal manasını vermemekle beraber Serbest Cumhuriyet tabiri hoşuma gitmişti. İsmin muvafık olduğunu söyledim.” Bu serbest kelimesi karışık bir kelime. Bize geldiği anlamda mı kullanılıyor, yoksa bizim becerdiğimiz anlamda mı kullanılıyor belli değil. Serbest misin? Yoksa başını bağladık da mı serbestsin? Karışık - kuruşuk bir iş. En-direk ne demek diye, ismi lazım değil birine sordum. Cevap: Değişmez, direk, direk yani… En direk, en… Ne demeli? Tamam ulan! En-direk serbest vuruş, serbest. Hemi de en direk serbest… Bir daha burnumu sokarsam namerdim. Serbest Cumhuriyet Fırkası kendini fesh etti. Serbestliğin hangi tanımından dolayıdır acaba?