Sarıyer Manşet Gazetesi: SABIR :) SABIR :) ================================================================================ irfankaban on 29 March, 2010 05:31:00 İskender daha genç kral. Hoş öldüğünde de 33 yaşında genç bir kraldır ya, lafın gelişi öyle dedik. Şu ünlü tarihi düşünür Diogenes’e kendisinden bir şey istemesini söylediğinde meşhur yanıtı alır: “Gölge etme başka ihsan istemem” Rivayet odur ki; bunun üstüne İskender dostlarına, “İskender olmasaydım Diogenes olmak isterdim” demiş… İskender demokrat adam canım! “Bre deyyus ne demek koca krala gölge etme demek” deyyup, düşünürün kellesini vurdurmak varken, tutup yukarıdaki sözleri söylemiş. Aman diyeceksiniz! Bu ne biçim niteleme? Kral İskender nasıl demokrat olabilir? Valla demokrat açılımcıların kelle almak peşinde koştukları günümüzde İskender’e de böyle bir niteleme bence cuk oturur. *** Akıllıyla deli arasındaki sınır konusunda hiç düşündünüz mü? Mesela bir delinin artık akıllandığına delalet eden şey nedir? Ya da sizce ne olmalıdır? “T” ile “D” akıl hastanesinde yatan iki hastadır. Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırlarken “D” aniden suya atlayıp havuzun dibine doğru batar. Bu durumu gören “T” bir an bile tereddüt etmeden peşinden havuza atlar ve yüzüp sonra da havuzun dibine kadar dalıp oradaki “D” yi kurtarır. Tabi ki “T” in bu kahramanca davranışı hastanede olay olur. Bunu duyan başhekim de “T” in artık iyileştiğini düşünüp, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. İşlemler yapılır, belgeler çıkarılır, başhekim aynı gün “T” in yanına gider: -“T”, sana bir iyi bir de kötü haberim var. İyi haberim, yaptığın kahramanca davranıştan ötürü anladık ki akli dengen tamamen yerinde ve bu nedenle hastaneden taburcu oluyorsun. Kötü habere gelince, kurtardığın hasta, “D” intihar etmiş. Az önce odasının banyosunda kendisini asmış bulundu. “T” başhekimi gayet sakin yanıtlar: - O intihar falan etmedi ki, ben onu kurusun diye astım. Acaba delilerin de asılmak için boğulmaktan kurtarılmamak gibi bir hakları olmamalı mıdır?