EN BÜYÜK EKSİKLERİMİZ: DEVLET ADAMLIĞI ve SİYASÎ ETİK

Ülkenin gündemi başdöndürücü bir hızla değişiyor. Bazı günler dünyada ve Türkiye’deki olayları izlerken ipin ucunu kaçırdığımız oluyor. Devletimizin kurumları arasında yurttaşlarımızı kaygılandıran bir güvensizlik ortamı var. Başbakan, bakanlar, milletvekilleri Yargı, TSK ve Emniyet Örgütü bir birlik ve beraberlik içinde çalışmıyorlar. Beyanatlar ve soruşturmalar birbirini kovalıyor. Halkımız Yurdumuzda toplumsal barışın ve huzurun yeniden egemen olacağı günlerin özlemiyle yanıp tutuşuyor...
 

Bir yıldır yazılarımda yalnız yerel gündemi ve yerel siyaseti değerlendirmeye çalıştım. Ancak bu yazımda  siyasetin farklı bir alanındaki düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. Dünyada olduğu kadar Ülkemizde de giderek büyüyen ve temel sorunlar haline gelen devlet adamlığı ve siyasî etik konularındaki derin boşluklara ve eksikliklere değineceğim.

Diyelim ki bana gelip şöyle bir soru sordunuz: Hem dünyada hem de Türkiye’deki en öndeki siyasî sorunların en başında hangileri yer alır?

Dünyada ve Ülkemizde giderek büyüyen açmazların ve sorunların mali kaynakların yetersizliğinden daha çok yönetimlerin ve yöneticilerin yetersizliğinden dolayı ortaya çıktığını görüyorum. Halkımızı yönetmeye talip olanlar gerçekten kamu yönetiminde aslolan devlet adamı kimliğine sahip midirler?

Milletvekilliğine veya Belediye Başkanlığı’na aday  olmaları aşamasından seçim süreçlerine değin siyasî etik ilke ve kurallarına uygun davranıyorlar mı?

Gerek Ülkemizde gerek yöremizde nimetlerin ve kaynakların sonsuz olmadığını bilmeyenimiz yoktur. Ülkelerin ve belediyelerin insan ve madde kaynaklarını yönetecek kişilerin sıradan kişiler olamayacağı tartışmasız bir olgudur. O hâlde, milletvekili, bakan ve yerel yönetici olacakların genel yeterlilikleri kadar özel nitelikleri, donanımları ve karakterleri de en az o kadar önemlidir.

Tarihimizin en büyük devlet adamlarından olan Ahmet Vefik Paşa’nın (1823-1891) kabri Rumelihisarı Mezarlığı’ndadır. Osmanlı Devleti’nde  çok önemli görevler üstlenen Ahmet Vefik Paşa, devlet adamı ve kamu yöneticilerinin sahip olması gereken özellikler konusunda meşhur olan 15 M’li bir formül ileri sürmüştü. Bu tarihi formüldeki anahtar kelimeler Osmanlıca olduğundan bunları günümüz Türkçesiyle aşağıda kısaca açıklıyacağım. Seçimle veya atamayla bir makam ve göreve getirilen kamu yöneticileri, aşağıda onbeş sıfat ile betimlenen niteliklerin formülüne bakarak kendilerini değerlendirmeli, bundan kariyerleri için dersler çıkarmalıdırlar:

1-Muteber: Güvenilir olmalı; 2-Mutedil: Ilımlı olmalı; 3-Mültezim: İşini ve çalıştırdığı insanları gerekli görmeli; 4-Mutlif: Zamanında yapılamayanları telafi edici olmalı; 5-Muvaffak: Becerikli olmalı; 6-Muvakkit: Zamanlama konusunda dakik olmalı; 7-Muzaffer: Yönettiği insanlardan daha üstün özelliklere sahip olmalı. Başarı kazanmayı ilke edinmeli; 8-Müceddid: Yeniliklere açık olmalı, kendini daima yenilemeli; 9-Müeyyid: Farklı fikirlere ve tekliflere açık olmalı; 10-Müdebbir: Ölçüp tartarak tedbirli hareket etmeli; 11-Mütefekkir: Düşünen, olaylara derinlemesine nüfuz edebilmeli; 12-Müferrih: Rahatlatıcı, güler yüzlü olmalı; 13-Mültefit: Başarıları, gayretleri alkışlamasını bilmeli, marifetin iltifata tabi olduğunu unutmamalı; 14-Mümeyyiz: Tembel ile çalışkanı, sahtekâr ile dürüstü, doğru ile yanlışı birbirinden rahatlıkla ayırabilme özelliğine sahip olmalı; 15-Mümtaz: Yönetici  lokomotif konumundadır. Onun için sıradan olmamalı, seçkin olmalı. Kendisini, yönettiği insanlardan üstün kılacak bilgi ve birikime sahip olmalıdır.

Bizi yönetenler, yani Hükümette, belediyelerde, kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar sizce bu özellikleri taşıyor mu? Ya da ne kadar taşıyorlar?

Siyasi gündemde şu konular dönüp dolaşıp yine aynı kapıya çıkar:Dokunulmazlıkların kaldırılması, Yargının bağımsızlaştırılması, Siyasi Partiler Yasası ve Seçim Kanunu...

Biz de ‘Siyasi Etik Kanunu’ nedense TBMM gündeminde kadük olmaya mahkumdur. Ancak ABD’de bu kanunla birlikte çıkarılan bir başka kanun da, siyasetin finansmanıyla ilgiliydi. Her aşamada siyasetçilere, seçim kampanyalarında uymaları gereken çok katı kurallar getirilmişti. Kısacası şu: Amerika’da siyasetçiler, kendi itibarlarını korumak için bu sert kanunları çıkardılar. Türkiye ise gerek siyasi etiği, yani milletvekillerinin ve belediye başkanlarının yapabilecekleri ve yapamayacakları işler konusunu ben kendimi bildim bileli konuşuyor.

Şu an çok şeyi düşündüğünüzü ve bir değerlendirme yapmak istediğinizi biliyorum. SARI PLATFORM’da, PAYDA Platformu’nda, ARI HAREKETİ’nden yetişenlerde, ve daha nice etkili siyasi platformda bu konular tartışılıyor...Ülkemiz ve tüm dünya halkları için gerçek gündem katılımcı ve paylaşımcı demokrasinin egemen olmasının sağlanması...

Asla yalnız değilsiniz, söylenecek çok söz olduğunda sizinle hemfikirim...

Yorumlar (0 Yorum):

Yorum Gönder comment
Lütfen Resimdeki Kodu Giriniz! (Please enter the code you see in the image:)
Add to Technorati
Etiketler
Bu haberde etiket yok
Bu haberi degerlendir
5.00
Powered by Vivvo CMS v4.0.3