Sarıyer Manşet Gazetesi: Kuzey'e sor, güney neden sıcak! Kuzey'e sor, güney neden sıcak! ================================================================================ mustafabalci on 15 October, 2009 02:05:00 MUSTAFA BALCI / SARIYER MANŞET GAZETESİ Sarıyer’de siyaset ısınmaya başladı. Gün geçmiyor ki yeni bir haber, yeni aday, yeni bir oluşum, yeni bir siyaset çıkmasın… Her taşın altında bir hareket. Dedikodu üretme, laf kalabalığı arasında siyaset yapmak için farklı ideolojilerin içinde barınırken, sadece yer tutmak ve gündemde kalmak, siyasilerin ve kamu oyunun ilgisini yüksek tutmak adına, mevcut hareketlere entegre olmak, hareketin içinde var olduğunu gösterebilmek ve vizyon reklamı ile kendini pazarlamak olmasın. Siyaset, herhangi bir partide yapılabilir. İnsanların hedefleri olabilir, idealleri yüksektir. Bir yerlere gelebilme adına, mevki, makam ve topluma hizmet yapabilmek için siyasetin çeşitli kulvarlarında boy gösterilebilinir. Kitle örgütleri kurulur, bunların içinde sosyal çalışma yapılabilinir, herhangi bir menfaat ve kazanç beklemeden yapılan tüm sosyal çalışmalar takdire şayandır. Lakin! Yapılan sosyal çalışmalarda niyet kendini pazarlamak olmamalıdır. Her türlü aktivitasyon da sadece “Ben” olmak, niyetin menfi açıdan kullanımı demektir. İşte o zaman yol her zaman kısadır. Pişmek farklı, pişirmek çok daha farklıdır. Biz de genel olarak yemek pişirmek için, hemen ısıtıcı yanında kestiğin sebzeleri veya etleri doğrayıp soslayarak yemek yapılamaz. Bizde kural yetiştiriciliktir. Bir sebze yemeği yapmak için, önce tarlayı sürmeyi, ekini ekmeyi bileceksin. Sonra tohum atacak. Yetiştireceksin. Seni birileri sulayacak, budayacak sonra boy vereceksin. Yenme kıvamında biz de sebzeyi koparmazlar hemen yemek yapmak için. Tohum vermesi için beklenir ki, gelecek mevsimde de seni kullanabilelim. Şayet tohum veremeyen bir ot familyasından sebze isen zaten yenilir ve yutulursun. Bu şekilde sadece pişirilen et yanında garnitür olarak kullanılırsınız. Bizim toplumda Anadolu kültürü olduğu için, Fransızlar eti ve garnitürü yerler, biz de hiç yemezler. Genelde tüm Restaurantlarda garnitür çöpe atılmış olur. Mesleki deneyim, tecrübeden dolayı inanmanızı isterim. Fransız kültüründen geliyorsanız o zamanda kıyafet problemi vardır. Boynuna peçete takılmadan yemek yenmez. Ne yazık ki Anadolu kültüründe ise boyuna peçete bebeklere takılır. Siyaset bebeklerin işi hiç değildir. Bir de bizim hayatımızda renklerin çok önemi vardır. Yaşamımız ve koşullarımız, yetişme tarzımız, dünya görüşümüzü hep renkler belirlemiştir. Biz kırmızıyı çok severiz. Kırmızı bizim için devlettir, Cumhuriyet’tir, Sosyal Demokratlıktır, Sosyalistliktir ve elbette ki bunların sonucunda kandır. Kan yaşamdır. Bizleri pişirirlerken SARI’ya dikkat et dediler. Sarı bizim için satılmış sendika demekti ve her türlü renge karıştırılabilir bir renk olduğundan aman dikkat dediler. Bunun mücadelesini ve bedelini ödeyen bizler bugün dahi olsa SARI tonlarındaki tüm oluşum ve karışımlara karşı her zaman dik durmuş ve birlik olmuşuzdur. Biz kırmızıyız. Bizi de bazen karaya karıştırırlar, o zaman da kahverengi oluruz daha çok karaya karıştırdıklarında ise dahi siyahın içinde kırmızıyı her zaman her ışıkta göstermişizdir. Çünkü kırmızı yok edilemez bir renktir. Bizim dönemimiz de yeşil olmadığı için üzerinde pek inceleme yapamadım. Lakin SARI tek bir karışımla direk YEŞİL’e dönen tek renktir. Biz farklı bir kültür insanlarıyız. Çalgılarımız vardır. Çoğunluk saz çalar bizde… Benim tarafta kemençe çalınır. Ben hiç çalmayı bilmem. Ne zaman sazı veya kemençeyi elime alsam hep “BAM” teline basarım. Bu yüzden ben her dönem ve koşulda bir şeyler öğrenmeye bakarım. Bilmediğim hiçbir işe ise bulaşmam. Benim sana tavsiyem! Kuzey den aday olmak için Güney neden sıcak onu bilmelisin!