Sarıyer Manşet Gazetesi: Sarıyer'de ıhlamur ağaçları çiçek açtı ama... Sarıyer'de ıhlamur ağaçları çiçek açtı ama... ================================================================================ cemalbeskardes on 22 June, 2009 06:21:00 Günlerden 21 Haziran 2009 Pazar, vakit sabahın 06.00’sı. Tarabya Ahi Çelebi Caddesi’nden deniz kıyısına doğru iniyorum. Havada genzimi ve göğsümü giderek saran, adeta büyüleyen nefis bir koku var: Ihlamur ağaçları çiçek açmış... Tarabya’da olduğu kadar Sarıyer’in tüm mahalle ve köylerindeki bahçe, koru ve ormanlardan, yol kenarlarından ıhlamurlar çevreye o efsunlu ıhlamur çiçeği kokularını yayıyorlar. İnsanın içine tarifsiz bir ferahlık dolarken güne ve haftaya daha bir umutla, şevkle başlıyorsunuz. Civardaki bahçelerde açan yasemin ve güllerin rayihasıyla karışan ıhlamur çiçeklerinin kokusu Tarabya’da bir yeryüzü cenneti yaratıyor. Park ve Bahçeler’den ve Çevre Temizliği’nden sorumlu Başkan Yardımcımız Erol Aydın ile Tarabya Koyu çevresinde bir inceleme gezisi yapıyoruz. TARABYA TARİHİ Sitesi’nin yönetmeni Serkan Kaya ile bir ÜÇLÜ kurmuşuz. Hep birlikte Tarabya’nın kültür ve doğa varlıklarını geçmişten geleceğe taşımanın güvenli yollarını araştırmak amacıyla bu Pazar sabahında ortak mesai yapıyoruz... Tarabya Koyu’nda deniz yüzeyinde biriken çöp yığınlarını gören Erol Başkan anında cep telefonuyla deniz temizlik birimini uyarıyor, gereken talimatları veriyor. Tarabya Parkı’nın içler acısı durumunu gören Başkan telefonundan, telsizinden gereken bilgilendirmeleri ve talimatlarını astlarına iletiyor. Biz de Başkanımızla birlikte notlarımızı alıyoruz:-Dar bir alanda kurulu Tarabya Koyu Parkı’nda hiç yer almaması gereken bir dondurmacı dükkanı parkın tek anıt ağacı olan altı asırlık Ulu Çınar’ın gövdesine beton dökmüş, adeta köklerini boğuyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü acımasızca, cahilce yapılan bu öldürücü girişimi önlemeli, Ulu Ağacın şemsiyesine ve köklerine bakarak, çevresinde en az 3 (üç) metre yarıçapında bir boş (serbest) alan bırakmalıdır diye düşünüyoruz. Tarabya Koyu’ndaki 6 asırlık tek Ulu Çınar bir işyerinin kulübesine feda edilemez!!! -Parkın içindeki tüm ahşap banklar ve aydınlatmalar 1994 yılından kalma ve tümüyle harap durumdalar. Banklar ve aydınlatma direkleri yenilenmeli ve elektrik tesisatları elden geçirilmelidir. Parkın zemininde granit parke taşlarındaki eksiklikler tamamlanacak. -Parktaki ağaçlarda hastalık var, bazıları yanlış budama nedeniyle sakatlanmış.Ağaçların alt gövdelerinin kireç badana yapılmasıyla sağlıklı duruma getirilemeyeceği görünüyor. -Parkı mesken edinen güvercinlerin pislikleri granit parke zemine işlemiş ve çevreye kötü kokular yayıyor. Park ve Bahçeler Müdürlüğü temizlik ekiplerinin gözönündeki bu parkın zeminini periyodik olarak yıkaması gerekiyor. -Tarabya Meydanı’na bakan Atatürk Büstü’ne ve Cumhuriyet Anıtı’na daha sık bakım yapılması, çatlamış boyalı yüzeylerin uygun renkte kaliteli bir boyayla boyanması Sarıyer’in ulusal onuruna yaraşacak. -Parktaki Sultan II: Mahmut tarafından yaptırılmış tarihi mermer çeşme’nin perişan durumu bizi üzüyor:Mermer sütunun yüzeylerine reklamlar yazılmış, ilanlar yapıştırılmış, karalanmış, kirletilmiş. Tarihi çeşmenin ön tarafındaki musluk sıradan kromajlı bir lavabo musluğu olup mermerlerin üzerinden geçirilen adi plastik borular tarihi çeşmenin estetik değerine zarar veriyor. Bizimle Pazar mesaisini paylaşan Erol Başkanımıza Tarabya Koyu’nda İBB İSPARK Müdürlüğü tarafından ihale edilecek Tekne Parkı Marinası ile görüşlerini soruyoruz. Başkan da bizim gibi konuyu ulusal basında çıkan açıklamalardan izleyebilmiş. Ancak, hem Tarabya hem de İstinye Koyları’nda yapılacak marinaların mimari ve işletme özellikleri ve şartnameleri konusunda Sarıyerlilerin bilgilendirilmelerini yetkililerden talep ediyoruz.