1. HABERLER

  2. SEKTÖREL

  3. Kızılaslan, TV sektörüne el attı
Kızılaslan, TV sektörüne el attı

Kızılaslan, TV sektörüne el attı

Amerikan televizyon tarihine damga vuran “House” ve “Frasier” dizileri, 2014 AK Parti Sarıyer Belediye Başkan Aday Adayı Kazım Uğur Kızılaslan'ın sahibi olduğu Aslan Film tarafından Türkiye’ye uyarlanacak.

A+A-
Her iki projenin de arkasında, Uğur ve Selman Kızılaslan kardeşlerin kısa süre önce kurduğu Aslan Film’in imzası var. Şimdilerde dizilerin cast’ını oluşturmaya çalışan kardeşlerin hedefi, 5 yıl içinde sektörün önemli bir oyuncusu haline gelmek...
 
*  Aslan Film, yeni bir yapım şirketi. Öncelikle neden bu sektöre girmek istediğinizi konuşalım...
 
Uğur Kızılaslan: Türkiye’de yapımcılık sektörü, her geçen gün daha da büyüyen bir sektör. Özellikle son 5-6 yıl içinde yaptığı atakla Türkiye, dizi ihracatında dünyanın en önemli ülkelerinden biri haline geldi. Dolayısıyla burada büyük bir potansiyel olduğuna inanıyoruz. O yüzden bu sektörü tercih ettik, inşallah beklentilerimiz gerçekleşir.
 
Selman Kızılaslan: Televizyon, hâlâ çağımızın en büyük eğlence aracı. Biz de genç yatırımcılar olarak bu sektöre inanıyoruz. Türkiye’nin bu alanda çok yol kat edebileceğini düşünüyoruz. Düşündüğümüz birkaç proje var, bunları düşündüğümüz şekilde hayata geçirirsek sektördeki kalıcı şirketlerden birisi olacağımıza inanıyorum.
 
*  Nasıl bir giriş yapacaksınız sektöre? Yatırımlarınızdan bahseder misiniz biraz?
 
Uğur Kızılaslan: Dünya çapında başarı kazanmış dizilerin Türkiye versiyonlarını çekmeyi tercih ettik ilk adım olarak. Bu bağlamda Amerika’da birçok ödül kazanmış iki dizinin Türkiye adaptasyonun haklarını, lisansını aldık. Bunlardan biri, 11 yıllık yayın hayatı boyunca Amerikan televizyon tarihinin en çok Emmy ödülünü kazanan sit-com dizisi; “Frasier”. Tam 37 kez Emmy kazandı. İkincisi de “House”. O da Amerika’da 8 yıl yayında kaldı, 5 Emmy, 2 Altın Küre ödülü aldı. Bunlarla ilgili çalışmalarımız sürüyor. Buradaki rol dağılımı için çok değerli sanatçılarla görüşüyoruz. “House”da yönetmen Erdem Tepegöz ile çalışacağız. “Frasier”da da Deniz Akel’le yol alacağız. 
 
TÜRK İZLEYİCİSİ ARTIK GRİ KARAKTERLERE ALIŞTI
 
*  Peki neden bu iki diziyi seçtiniz?
 
Uğur Kızılaslan: Çünkü Türkiye’ye adapte edilebilecek işler. “Frasier”, Türkiye’ye kolayca uyarlanabilecek bir senaryoya sahip. Baba ile oğulları arasındaki çatışmayı anlatıyor. Bu, her kültürde yaşanan bir durum. “House” ise daha sivri bir dizi. Karakterin sivri bir dili var. Manipülatif bir kişi. Gri bir karakter. Türk izleyicisinin artık gri karakterlere alıştığını düşünüyoruz. Hikâyenin özü de Sherlock Holmes’e dayanıyor. Yani bir dedektiflik hikâyesi. Her bölümde adam, değişik bir hastalık türüyle karşı karşıya kalıyor. Ve mesleğini insani boyutundan çıkararak hastalıklarla uğraşan bir bilim adamı haline geliyor. Bu sırada başına insani olaylar da geliyor; aşk hissediyor, çekişme ve rekabet yaşıyor. Biz dizide bu adamın Türkiye ortamında bu olaylara nasıl tepki vereceğini göreceğiz. İyi bir ekiple çalışıyoruz, güzel sonuçlar alacağımıza inanıyorum.
 
*  Dizilerinizin yayın süresini kaç dakika olarak düşünüyorsunuz?
 
Selman Kızılaslan: Diğer diziler gibi 90 ile 100 dakika arası. Ne de olsa piyasanın kuralı bu...
 
*  “House” dizisinde size bir doktor ekibi yardımcı olacak mı?
 
Uğur Kızılaslan: “House”un çevirisini de ben yapıyorum. Profesyonel bir senaryo ekibinin yanında doktor danışman ekibimiz tabii ki olacak.
 
İLK FİLMİMİZ RAUF
 
*  Film projeniz var mı?
 
Uğur Kızılaslan: Evet, uzun metraj film çalışmamız var. Adı “Rauf”.
 
*  Konusu nedir “Rauf”un?
 
Uğur Kızılaslan: 90’lı yıllarda Kars’ta yaşayan 11 yaşındaki bir çocuğun hikâyesi... 
 
*  Proje beklediğiniz ilgiyi görmezse gardınız düşer mi? Bu riski bir daha alır mısınız?
 
Selman Kızılaslan: İlgi göreceğine inanıyoruz. İnşallah bu beklentimiz karşılığını bulur. Ama olmazsa, yine deneyeceğiz. Sonuçta herkes ilk filminde başarı elde etmiyor.
 
BELGESEL VE TV PROGRAMI DA ÇEKECEĞİZ
 
*  Hedefleriniz neler?
 
Selman Kızılaslan: Türkiye’de projelerini dünyaya satan çok güçlü yapım şirketleri var, biz de onların arasında olmak istiyoruz. Hedefimiz, 5 sene içinde büyüme sağlayarak sektörün önemli bir oyuncusu haline gelebilmek. Yelpazemiz sadece dizi ve sinema filmleriyle sınırlı değil, aynı zamanda belgesel ve program formatlarına da giriyoruz. Kanallarla görüşerek projelerimizi sunduk, neticeleri bekliyoruz. (HÜRRİYET KELEBEK)
Bu haber toplam 2062 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT