1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. İstanbul Boğazı neden dondu?
İstanbul Boğazı neden dondu?

İstanbul Boğazı neden dondu?

Deprem Tahmincisi Kadir Sütçü ’den tarihi deprem araştırması...

A+A-
Karıncaların hareketlerini ve hava tahminlerini gözlemleyerek deprem tahmininde bulunan Kadir Sütçü, Sarıyer Manşet'e yaptığı açıklamada değişik tarihlerde İstanbul Boğazı’nda meydana gelen donmaların deprem fırtınalarından dolayı olduğunu belirtti. Sütçü; “İstanbul’un çevresinde kış aylarında kesintisiz devam eden deprem fırtınaları, şiddetli soğuklar oluşturmuş, İstanbul Boğazı ile Haliç'in donmasına sebep olmuştur” dedi.
 
Sarıyer’de kurduğu deney merkezinde yaptığı gözlemlerle depremler üzerinde çok sayıda araştırma yaptığını vurgulayan Kadir Sütçü,  Boğaz’ın donmasını şöyle anlatıyor; “İki deniz arasında bir boğaz var, Haliç var. Karşısı Romanya, Rusya, Ukrayna'dan gelen rüzgârları yaşıyor. Karayeli alıyor, poyrazı alıyor. Rutubet yükleniyor. İstanbul bir acayip yerdedir. Mevsimleri sürprizlidir. Bu sürprizleri anlayabilmek için gökyüzüne bakarken biraz bakar olacağız fakat bakar kör değil! İstanbul bu sürprizleri her zaman depremleriyle yaşar.”
 
icc.jpg
 
İstanbul Boğazı ve Haliç neden donar?
Meteorolojik olayları meydana getiren en önemli faktörün depremlerin olması sebebiyle İstanbul Boğazı ve Haliç'i donduran ve ağır kışları yaşatan aylarca süren deprem fırtınalarının olduğu görülmektedir. İstanbul tarih boyunca değişik iklim şartlarının ve ekstrem olayların tezahürlerini yaşamıştır. Marmara Bölgesi’nin coğrafîk, jeolojik, sismolojik ve meteorolojik konumunun farklılığı görülmektedir. Bu farklılıktan dolayı değişik iklim hâdiseleri meydana gelir. İstanbul'u belirli bir iklimin çerçevesine sıkıştırmak kolay değildir. Marmara Denizi’nde bulunan fay kavşağındaki faylarda meydana gelen deprem fırtınalarından dolayı iklimi her yıl farklılık gösterebilmektedir.
 
Deprem fırtınaları İstanbul Boğazı’nı dondurdu
İstanbul’un iklimi üzerinde Akdeniz, Karadeniz, Balkanlar ve Anadolu’da meydana gelen depremlerinde tesiri bulunmaktadır. Bu bölgelerden biri veya birkaçında oluşan deprem fırtınaları basıncı etkileyerek, rüzgârları meydana getirmekte bu rüzgârlar da Boğaz'ın geçiş alanından faydalanarak İstanbul üzerinde esmekte ve şehrin ikliminde büyük tesirler meydana getirmektedir. Bu sebeple İstanbul'un çevresindeki deprem fırtınalarının, basıncı etkilemesinden dolayı sert kışların yaşanması ve bunun neticesinde Boğaz'ın buzlarla kaplanması şaşırtıcı olmamaktadır.
 
İstanbul’un çevresinde kış aylarında kesintisiz devam eden deprem fırtınaları, şiddetli soğuklar oluşturmuş, İstanbul Boğazı ile Haliç'in donmasına sebep olmuştur. Fetih öncesi İstanbul'un meşhur, kışları 401, 739, 755, 763, 928, 934, 1232 yıllarında yaşanmıştır. Fetih sonrasında ise 1621, 1755, 1768, 1823 ve 1878 yıllarında yaşanan kışlara dâir teferruatlı bilgiler vardır. İstanbul'un 1929, 1954, 1963, 1969 ve 1987 kışları İstanbul'un kış tarihinde 1929 kışı önemliymiş. 6 Ocak'ta başlayan kar yağışı, 12 Mart'a kadar devam etmiş. Kar yağışı, 2 ay boyunca devam etmiş. Asıl büyük kış Avrupa'da yaşandığı için, Tuna Nehri donmuş. Donan Tuna Nehri'nin çözülme evresi İstanbul'u etkilemiş.
 
Çözülen buzlar, Karadeniz'e inmiş. Dalgalarla sürüklenerek, evvela Rumelihisarı önüne gelmiş. Rumelihisarı boğazın en dar yeridir. Orayı büyük buz parçaları kilitlemiş. Avrupa'daki büyük kışın neden olduğu büyük ırmaklardaki donmaların, bir süre sonra çözülmesiyle oluşan buz kitlelerinin akıntıyla boğaza gelmesi ilginç olayların arasındaymış. İstanbul Boğazı'nın fotoğraflarıyla tespit edilmiş, en büyük İstanbul kışı olarak yaşanmıştır.
1954 yılında da aynı şekilde büyük bir kışın yaşandığı ve Tuna Nehri'nden kopan buzların İstanbul'a geldiği görülmüş. 1963'te yaşanan ağır kış mevsiminde, Trakya'daki kışı görüntülemek isterken tipide boğulan gazeteciler kurtarılamamış. 1969’da şiddetli bir kış daha yaşanmış. 1969 kışında Büyükçekmece Gölü, Küçüksu, Kâğıthane Dereleri ve Elmalı Barajı tamamen donmuş. 1987'de ağır bir kış daha yaşanmış. Bu ani ve olağanüstü bir kış olmuş. Şehir bir metre kalındığındaki karın altında kalmış ve hayat tamamen durmuş. Yukarıdaki tarihlerde İstanbul Boğazı ve Haliç ağır kışları yaşamış ve donma şartları oluştuğunda tekrar yaşayacağı ve donabileceği görülebilir.
Yaşanan bu kışlarında bir düzeni olduğunu düşünerek inceleme ve araştırmalar yapıldığında düzenin ipuçlarına rastlamak mümkün olmaktadır. Donma şartlarının en önemli birkaç özelliği:
1. İstanbul ve İstanbul Boğazı'nın coğrafik, jeolojik, sismolojik ve meteorolojik konumunun farklılığı…
2. İstanbul'un mevsim normali gün ortasındaki hava sıcaklığının Aralık-Ocak-Şubat-Mart aylarındaki önemi. Hava sıcaklığının +8 ile +12 dereceler arasında seyretmesi.
3. İstanbul'un çevresinde uzağında veya yakınında İstanbul'un semasını sürekli soğutabilecek deprem fırtınasının meydana gelmesi.
4. Sütçü Bulutlarının uydu kızılötesi görüntüsünde sürekli olarak Marmara Bölgesi üzerinde Aralık-Ocak-Şubat-Mart aylarında görünür olması. (Görünür olması İstanbul veya çevresinde olabilecek deprem işaretidir. Bu neden ile İstanbul'un seması soğutulmuş olur.)
Bu haber toplam 20552 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT