1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Dershanecilerden ortak tepki
Dershanecilerden ortak tepki

Dershanecilerden ortak tepki

Milli Eğitim Bakanlığı'nın taslak bir metin ile kaldırılması için çalışma başlattığı dershaneler, ortak bir basın açıklamasıyla girişime tepki gösterdi.

A+A-
Bakırköy'de bir araya gelen dershane sahipleri ve öğretmenleri, yapılmak istenen düzenleme ile eğitim kalitesine darbe indirildiğini vurguladı. Dershaneciler adına konuşan Final Dershaneleri Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Çobanoğlu, "Öğrenci, veli ve öğretmeni ile milyonlar mağdur olacaktır. Kapatma kararı eğitimde kaos meydana getirir." dedi. 
 
Bakırköy Özgürlük Meydanı'nda toplanan ve Final, Birey, Murat, Koç, İlgi, İhtiyaç, Sınav gibi önde gelen bir çok dershane yöneticisi, bakanlığın girişimiyle hazırlanan taslak ile dershanelerin kapatılmak istenmesini protesto etti. Türkiye'nin önde gelen hemen hemen bütün dershanelerinin yönetici ve öğretmenlerinin katıldığı bir basın açıklaması yapan sektör temsilcileri, düzenlemenin eğitim camiasına yarar getirmeyeceğini, aksine kalite düşürülerek eğitimde fırsat eşitliğinin ortadan kaldırılacağını ifade etti. Eğitimciler, 'Derthane değil dershane', 'Dershanem olmasaydı Türkiye birincisi olamazdım', 'Dershanelerde ücretsiz okuma hakkımı elimden alma' yazılı pankartlar açtı.
 
Dershaneciler adına ortak açıklamayı Final Dergisi Dershaneleri Kurucusu Zeki Çobanoğlu yaptı. Yaklaşık 3 milyon öğrencinin özel dershane ve etüt merkezlerine devem ettiğini söyleyen Çobanoğlu, tercih edilen okulların kontenjanlarının yetersiz olmasının sınavları kaçınılmaz kıldığını belirtti. Çobanoğlu, "Sınav varsa sınava hazırlık da olacaktır. Dünyada sınavların yapıldığı her yerde, buna Avrupa ülkeleri ve ABD de dahil sınava hazırlık kursları vardır." dedi. 
 
Dershanelerin kapatılmak istenmesinin daha iyi bir kariyer planlayan öğrencileri ve velileri birinci derecede mağdur edeceğinin altını çizen Çobanoğlu, "Hiçbir aile bireysel özgürlüğü olan destek eğitimini kaçak faaliyet yapan yerlerden üstelik daha pahalıya almak zorunda bırakılmamalıdır. Öğrenci, veli ve öğretmeni ile milyonlar mağdur olacaktır. Kapatma kararı eğitimde kaos meydana getirir. Ekonomik imkanı olan özel ders alarak özellikle Anadolu'nun fakir kasabalarıyla büyük şehirlerin kenar mahallelerinde iyi eğitim alamayan öğrencilerin önüne geçecektir. Dershane kapatmak parası olan okusun, Anadolu halkı modern dünyaya entegre olmasın demektir." değerlendirmesinde bulundu. 
 
'KAPATMA HUKUKSUZLUKTUR'
 
Dershanelerin özel okullardan daha işlevsel ve daha ucuz olduğunu kaydeden Çobanoğlu, kapatma kararının hukuksuz olacağını ve buna karşı hukuki mücadele haklarını hem Anayasa Mahkemesi'nde hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde arayacaklarını ifade etti. Çobanoğlu, yetkililerin halk eğitim merkezlerinin seferber edilerek, okullarda kurs açılarak bu açığın kapatılacağına ilişkin sözlerinin de eğitimde devletleşme anlamına geleceğini kaydetti. Dershane kapatmanın yolunun ihtiyacın ortadan kaldırılması ile mümkün olacağının altını çizen Çobanoğlu, aksi halde sınavların gerektirdiği donanım ihtiyacının illegal yollarla sağlanmaya çalışılabileceği uyarısında bulundu. 
 
EKOL DERSHANELERİ: ÜLKEMİZE YAPILAN EN BÜYÜK DÜŞMANLIKTIR
 
Ekol Dershaneleri adına basın açıklamasına katılan Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Doğan da, düzenlemenin eğitim sistemiyle oynamak anlamına geldiğini ve bunun büyük kötülük olduğunu söyledi. Doğan, "Bir ülkenin geri kalmışlığını ilerletmek, hızlandırmak, bir ülkeye çökertmek için eğitim sistemiyle oynamak gerekiyor. Ülkemize yapılan en büyük düşmanlıktır. Dershaneler bir sonuçtur. Durup dururken ortaya çıkmamıştır. Eğitimin eksikliğinden ortaya çıkan, çocuklarımızın ihtiyaçlarını gerek okul derslerinde gerek sınavlarda olsun açıklarını kapatan bir kurumdur. Sınavların olduğu bir sistemde dershaneciliğin olmaması mümkün değildir. Sayın Başbakanımız diyor ki 'biz okulları düzelteceğiz, onun için dershaneleri kaldıracağız.' Tamam dershanelere hep birlikte kilit vuralım ancak önce okulları düzelttin mi? Bütün okullar tam gün olarak eğitim veriyor mu? Bütün okullarda çocuklar 20 kişilik, 25 kişilik sınıflarda mı eğitim görüyor? Dershanelerde bugün 120 bin insan çalışıyor. Ancak bu diğer taraftan da devam ederse 120 bin insanın kargocusu, kitapçısı, kırtasiyecisi bir milyon insan ekmek yiyor buradan. Bir milyon insanın kul hakkına girmektir, ekmeğiyle oynamaktır. Önce düzelt. Biz de hep birlikte davul zurnayla dershanelerin kapısına kilit vurmaya razıyız. Yeter ki eğitimimiz düzelsin." ifadelerini kullandı.
 
FATİH DERSHANELERİ: İYİ TEŞHİS KONULMADI, HASTALIK YANLIŞ TEDAVİ EDİLİYOR
 
Fatih Dershaneleri Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Eyüboğlu ise, dershanelerin kimseyi zorla getirmediğini ve 2-3 yıldır dershaneler aleyhinde yıpratma kampanyası yürütüldüğünü anlattı. Eyüboğlu, "Öğrenci velisi dershaneye ihtiyaç duyuyorsa yetkililer oturup bunu düşünmelidir. Neden ihtiyaç duyuluyor? Çok bariz, çok açık nedenleri var aslında. Bunu ben de yetkililerin bilmediğini düşünmüyorum. Herkes adı gibi biliyor. Bugün yetkililerin çocukları da dershaneye gidiyor. Ekonomik durumu güçlüyse bir şekilde özel eğitim alıyor. Özel eğitim neden bugünün meselesi? Dünyanın her yerinde var. Dünyanın her yerinde dershanecilik ve benzeri kurumlar var. Neden ülkemizde bu şekilde gündeme geldi. Ben karar mercilerinin bu noktada yanlış yönlendirildiğini, iyi bir teşhis konulmadığını, iyi tetkik yapılmadığını düşünüyorum. İyi bir teşhis konulmadığı için de hastalık yanlış tedavi ediliyor." diye konuştu. 
 
BİREY DERSHANELERİ: ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIMI BUGÜNE KADAR GÖRMEDİK
 
Taslak girişimiyle ilgili bir tepki de Biray Dershaneleri'nden geldi. Basın açıklamasında yer alan Birey Dershaneleri Yönetim Kurulu Başkanı İsmet Kaldırım, konuyla ilgili konuşan yetkililerin kısa zaman içinde kendileriyle tezata düşen açıklamalar yaptıklarını söyledi. Kaldırım, "Çok reel adımların atıldığını düşünmüyoruz. Olaylara objektif yaklaşıldığını düşünmüyoruz. Onun için bekliyoruz. Sayın Başbakan, bakan görüştük diyor ama en büyüklerden birisi biziz. Bizimle kimse görüşmedi. Diğerleriyle de bir araya gelmedik. Anlatıyorsunuz, soruyorsunuz, cevap alıyorsunuz ama sonunda net bir ifade var. Biz kapatacağız ifadesi. Çözüm odaklı bir yaklaşım bugüne kadar hiç göremedik." dedi. 
 
Kapatma durumunda tavırlarının ne olacağı yönündeki bir soruya Kaldırım, "Bunu yapamazsınız, bu anayasal bir suç. Binlerce insan dışarıda beklerken sen mülakatla insan alacaksın. Bu nasıl iştir?" şeklinde konuştu. 
 
İTO EĞİTİM KOMİTESİ ÜYESİ KESER: 700 DERSHANENİN HİÇ BİRİNİN FİKRİ ALINMADI
 
Eğitimci ve aynı zamanda İstanbul Ticaret Odası (İTO) Eğitim Komitesi Üyesi Turay Keser de, taslağın akılla mantıkla açıklanabilir bir yanının olmadığını söyledi. Hazırlanan taslağın kimseye danışılmadan oluşturulduğunu anlatan Keser, "Biz İTO'da 700 dershaneyiz. 700 dershaneyiz ama bu taslak hazırlanırken bizim fikrimiz alınmadı. Böyle bir çalışma yapacaksınız, çalışma yaparken de tarafların görüşlerini aldık diyeceksiniz. Kesinlikle doğru değil. Yanlış bilgi veriliyor. Tarafların görüşü alınmadı. Kararda ısrarcı olacaklarını düşünmüyorum. Eğer kamu vicdanından haberleri varsa, halkın nabzını tutuyorlarsa sürekli anketlerle biz politikalarımıza yön veriyoruz diyorlarsa sokağın sesini duymaları lazım." diyerek tepkisini dile getirdi. 
 
Dershane öğretmenleri ve öğrenciler de düzenlemeye tepki gösterdi. Öğretmenler, dershane öğretmenlerinin mülakatla kamuda işe alınacağına yönelik açıklamaların gerçekçi olmadığını ifade etti. Öğrenciler de okulda aldıkları eğitim yetersiz kaldığını bu nedenle açıklarını kapatmak için dershaneye gittiklerini anlattı. 
Bu haber toplam 1807 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT