Ders Evi

Ders Evi

A+A-

Konuların, kitapların hatta sınavların bile sürekli değiştiği ülkemizde, eğitim birbirine dolanmış karmakarışık bir yumak gibi. İpin ucu nerede? Çocuklarımız neleri öğrenmeli, nasıl beceriler ve yetenekler edinmeli, karşılarına çıkan ve duvar gibi yükselen sınavlarda nasıl başarılı olabilirler? Anne babaları olarak öğrencilere nasıl yardım edebilir ve yüklerini nasıl hafifletebiliriz? Onları kendi kararlarını alabilecek ve kendi ayakları üzerinde durabilecek hale nasıl getirebiliriz? Onlar bir yandan kendilerini ve hayatı öğrenip anlamaya, anlamlandırmaya çalışırlarken bir yandan da yeni sorumluluk ve zorunluluklarla karşılaşıyorlar. Süreleri kısıtlı hele bir de büyük şehirlerde öğrenim görüyorlar ve koşuşturma içinde kayboluyorlarsa daha da hızlı geçiyor zamanları. Ev, okul ve sınav hazırlığı içinde; saatlerce masa başında odalarında, etütlerde, testler, soru bankaları, deneme sınavları ve sonunda sınavlarla.

Aynı sabah uyanıp aynı heyecanlarla, farklı hayallerle ve isteklerle milyonlarca öğrenci aynı sınava giriyor. Bir kısmına siz şu puanla şurada durun bir kısmına ise bu puanla şuraya gelin deniyor. Üniversiteyle tanışıyorlar, bilgiyle, bilimle, araştırmayla, deneyle tanışmadan. Tam aradıklarını bulduklarını düşündüklerinde bulduklarının ne olduğunu bile fark edemiyorlar. Çünkü öğrenim, bilgileri bir çuvala doldurup sırtlanmak değil; eğitim neyi ne zaman nasıl yapacağını öğrenmek değil. Ama çocuklar bütün eğitim hayatları boyunca notlara ve sınavlara güdülenmiş olarak, feda etmek ve elde etmek arasına sıkışarak büyüyorlar. Bilgi, elde ediliş yöntemlerinden ayrılarak önlerine konuluyor. Yani neyi öğrendiklerini, günümüz dünyasında bilginin ve bilimin geldiği yeri bilmeden karanlıkta kendi yollarını arıyor çocuklarımız.

Anne babalar ise çabalıyorlar, imkanlarını seferber ediyor, zamanlarını düzenliyor ve çocuklarıyla birlikte hazırlanıyorlar adeta sınavlara. Ne yapmaları gerekiyorsa yapmak istiyorlar çocukları için. Peki ne yapmalılar? Öğretmenlere soruyorlar bu soruyu. Öğrencinin düzeyi nedir? Eksikleri nelerdir? Nasıl ve ne kadar çalışmalı? Sınavlara nasıl hazırlanmalı? Butik dershaneye mi etüt merkezine mi gitmeli? Özel ders almalı mı? Hangi derslerden özel ders almalı? Hangi öğretmenlerden özel ders almalı? Soru soruyu doğuruyor.

•    Belki de tek bir soru var: Çocuğumuz bilimi nasıl öğrenebilir ve öğrendiklerini sınavlarda başarılı olabilmek için nasıl kullanabilir? Bu sorunun yanıtını sıra dışı yaklaşımları, bilimsel donanımları ve akademik çalışmalarının yanı sıra 12 yıllık özel ders tecrübeleriyle Özgür ve Esra hocanın ders evi (www.dersevi.org) adlı web sitesinde bulduk. Özel ders çalışmalarını, öğrencilere ve sınavlara yaklaşımlarını, öğrencilerinin nasıl başarılı olduklarını web sitelerinde ayrıntılarıyla anlatmışlar. Her öğrencinin kendine özgü bir mizacı olduğunu vurgulayan Özgür Gültekin ve Esra Yazıcıoğlu, tüm sayısal alanlarda her düzeyde öğrenciyle birebir özel ders  çalışmaları yapıyorlar. Özel matematik dersi ile öğrencinin matematiğe karşı yaklaşım ve tutumunun nasıl değiştiğini, kimya, biyoloji ve fizik özel derslerini; yaz tatili ve sömestr tatili özel ders kamplarını, sınavlara (YGS, LYS, TEOG)  hazırlık çalışmalarını bu web sitesinden okuyabilir ve inceleyebilirsiniz. Onlar öğrenciyle sadece çalışmıyor, öğrencinin tüm çalışmalarını ve yaşantısını planlamasına yardım ediyor. Öğrencinin her bakımdan gelişmesi için çalışıyorlar. Öğrenciyle istediği an istediğini danışabileceği bir arkadaşlık ilişkisi geliştirerek onun yanında oluyor; onu bilimle, bilimsel çalışma yöntemleriyle tanıştırıyorlar. Böylece öğrenci, özel ders çalışmalarıyla hem matematik hem de fen alanlarında donanımlı hale gelirken bir yandan da sınavlara hazırlanıyor. Üniversite eğitimi ve meslek seçimi konusunda kendi yönelim ve yetenekleri doğrultunda seçenekleri öğreniyor. Üstelik calculus, matematiksel istatistik ve elektromanyetik teori gibi pek çok dersten üniversitede de özel ders alabiliyor.

 

Bu haber toplam 478 defa okunmuştur

HABERE YORUM KAT